Eski Kitaplarım - Eskiden günümüze kitaplar  

Go Back   Eski Kitaplarım - Eskiden günümüze kitaplar > Eski Kitaplarım Genel Bölüm > Kutlama Mesajları


Cevapla
 
Seçenekler
Alt 10-17-2018   #191
cepbook
 
cepbook - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2015
Mesajlar: 2.684
User ID: 33774
Tecrübe Puanı: 214748371
Reputation: 2147483647
cepbook Süper Üyecepbook Süper Üyecepbook Süper Üyecepbook Süper Üyecepbook Süper Üyecepbook Süper Üyecepbook Süper Üyecepbook Süper Üyecepbook Süper Üyecepbook Süper Üyecepbook Süper Üye
Standart Forum mantığının artık bitmiş olması

Ekşisözlükte rastladım başlığa.

Forumumuzun adı da geçiyor.





Alıntı:
bitti denemez ama azaldı. şüphesiz ki forumlara en büyük darbeyi facebook vurdu. facebook'tan önce yonja, netlog, gayet.net gibi siteler tanışma kaynaşma ihtiyacını karşılıyor, forumlarda kendi çapında işlevini sorunsuzca yerine getiriyordu. facebook önce bu tanışma sitelerinin pastasını elinden aldı, sonra da grup özelliğini devreye sokarak ikinci darbeyi forumlara vurmuş oldu. forumlar genelde ciddi kulisin döndüğü, yönetim tabakasının üyeler üstünde ciddi tahakküm kurduğu platformlardı. tabi devran döndü, kişiselleştirme olayı aldı başını gitti forumların çoğu yalan oldu. geriye sadece belli konular üstünde uzmanlaşma üstüne açılan forumlar ve donanımhaber tarzı köklü forumlar kaldı. ilerleyen yıllarda büyük sosyal medya siteleri bu konulara da yoğunlaşıp bir darbe daha vurursa şaşırmam.

Alıntı:
kadınlar kulübü, kızlar soruyor, çeşitli sağlık forumları, çocuk bakım forumları, bilişim forumları, eski kitaplarım - çizgili forum gibi kitap forumları, pipodan tut balıkçılığa kadar çok çeşitli hobi forumları, taraftar forumları, wow turkey ve diğer seyahat forumları, vs* olduğu müddetçe olmayacak şeydir. bırak forum mantığının bitmesini, forumların bittiği bile söylenemez. belki sadece geyik amaçlı kullanılan forumlarda veyahut forumların geyik amaçlı kullanılan sayfalarında forumların eski gücünü yitirmesi söz konusu olabilir. (hatta kendimden örnek vereyim. eskiden bir konu hakkında ilk olarak sözlüğe bakarken şimdi forumlara bakıyorum.) konu hele forum mantığının bitmesi ise, bu mantık tüm sosyal platformu ele geçirdiği için tam aksini söylemek daha doğru olur.
Alıntı:
bitmese de büyük güç kaybetmiştir, bu doğru. sebebi çok basit, artık insanlar fikirlerini facebook ya da twitter hesaplarında ortaya koyuyorlar, onlara herhangi bir forumun alan açması gerekmiyor. tartışma ve fikir teatisi için de özellikle facebook'taki grupları kullanıyorlar.

bence olumlu bir gelişme bu. şahsen başlığı açan arkadaşın bahsettiği dediğim dedik adminlerden gençliğimde çok çekmişimdir. bırakın herkes ayrı takılsın.
 
__________________
Güneşin sofrasındayız.

Konu cepbook tarafından (4 Hafta önce Saat 23:54 ) değiştirilmiştir..
cepbook isimli Üye şuanda  online konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 10-18-2018   #192
alo1
 
alo1 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2016
Mesajlar: 437
User ID: 45539
Tecrübe Puanı: 196002548
Reputation: 1960025452
alo1 Süper Üyealo1 Süper Üyealo1 Süper Üyealo1 Süper Üyealo1 Süper Üyealo1 Süper Üyealo1 Süper Üyealo1 Süper Üyealo1 Süper Üyealo1 Süper Üyealo1 Süper Üye
Standart

Ara ara eksisozluk'e uğrar faydalı, anlamlı birkaç yazı arardım. genelde de elim boş dönerdim. tabletten, pc'den kitap okumanın keyfine varınca eskitaplarim daha bi değer kazandı bende. çağımızın insanı okumaya meyilli belli ki. Ancak faydalı, kafa kurcalayan ve kucaklayan yazılar bütünü kitaplar dururken eksisozlukte küfürlerin içinden birkaç bilgi çıkarmaya çalışmak kerizlik
 
alo1 isimli Üye şuanda  online konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 10-22-2018   #193
heyula
 
heyula - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2015
Mesajlar: 1.337
User ID: 36160
Tecrübe Puanı: 214748370
Reputation: 2147483647
heyula Süper Üyeheyula Süper Üyeheyula Süper Üyeheyula Süper Üyeheyula Süper Üyeheyula Süper Üyeheyula Süper Üyeheyula Süper Üyeheyula Süper Üyeheyula Süper Üyeheyula Süper Üye
Standart

Allah deyip kendinden geçen Yunan hanendeye tesadüf ettiniz mi hiç? Ben ettim.
[Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]
 
heyula isimli Üye şuanda  online konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 10-24-2018   #194
Elon Man
 
Elon Man - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Mesajlar: 3.825
User ID: 17722
Tecrübe Puanı: 214748374
Reputation: 2147483647
Elon Man isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Standart




 
Elon Man isimli Üye şuanda  online konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 12-04-2018   #195
heyula
 
heyula - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2015
Mesajlar: 1.337
User ID: 36160
Tecrübe Puanı: 214748370
Reputation: 2147483647
heyula Süper Üyeheyula Süper Üyeheyula Süper Üyeheyula Süper Üyeheyula Süper Üyeheyula Süper Üyeheyula Süper Üyeheyula Süper Üyeheyula Süper Üyeheyula Süper Üyeheyula Süper Üye
Standart

Melam ve ni, birbiriyle bağlantılı iki Sümerce kelimedir. Kabaca söylersek, ni sözcüğü, kutsal güç melam'ın (Akad dilinde melammu) insanlar üstündeki etkisini belirtmektedir. Babillilerin fikrini ifade edebilmek için aralarında puluhtu, yani 'korku'nun da bulunduğu pek çok kelime kullandılar. Melam'ın gerçek yan anlamını kavramak oldukça güçtür. O, tanrılar, kahramanlar, bazen krallar, bu arada çok kutsal tapınaklar ya da tanrıların simgeleri ve amblemleri aracılığıyla görünen göz alıcı, açık bir cazibedir. Melam ışıkla ilgili bir olgu olmakla birlikte, aynı zamanda korkutucu ve dehşet vericidir de. Ni, tenin ürpertisiyle hissedilebilir. Sümer ve Akad dillerinin ikisi de bu olguyu ve etkilerini tarif edecek kelimeler bakımından zengindir. Tanrıların bazen melam'larını tıpkı bir elbise ya da taçmışçasına giydiklerinden söz edilir ya da melam bir elbise veya taç gibi 'çıkartılabilir'. Eğer tanrı öldürülürse melam'ı kaybolur. Doğaüstülüğün işareti olmasına rağmen melam'ın herhangi bir ahlaksal yan anlamı yoktur: ifritler ve korkutucu devler de onu 'giyebilirler'.

Bakınız: [Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]
 
heyula isimli Üye şuanda  online konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 4 Hafta önce   #196
cepbook
 
cepbook - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2015
Mesajlar: 2.684
User ID: 33774
Tecrübe Puanı: 214748371
Reputation: 2147483647
cepbook Süper Üyecepbook Süper Üyecepbook Süper Üyecepbook Süper Üyecepbook Süper Üyecepbook Süper Üyecepbook Süper Üyecepbook Süper Üyecepbook Süper Üyecepbook Süper Üyecepbook Süper Üye
Standart

biabla facebook'ta paylaşmış. (Facebook'un cepbook'la bialakası yoktur. )


Alıntı:
Iki genç kız annesiyim, kızlarım bana sık sık soruyorlar;
“Anne siz daha önce nasıl yaşadınız?
Teknoloji yok
İnternet yok
Bilgisayar yok
TV de bir şey yok
Klima yok
Cep telefonu yok”...😅

Bende cevap veriyorum;
"Çok güzel yaşadık 😊sizin neslin bugün yaşadığı gibi değil, aslını yaşadık"

Biz, 1950-1980 arasında doğan insanlar Tanrının sevgili kullarıyız...çünkü biz;

💗 Okuldan sonra akşama kadar sokakta oynardık. Sokaklar güvenliydi. Hiç televizyon izlemezdik.

💗Okullar yarım gündü ve herkes devlet okuluna giderdi.Simdiki gibi ödevlere boğulmazdık .Oyun için bolca vaktimiz olurdu.

💗 İnternet arkadaşlarıyla değil gerçek arkadaşlarla oynardık..

💗 Susadığımız zaman,şişelenmiş su değil, musluk suyu içerdik.

💗 Aynı bardağı dört arkadaşla paylaştığımız halde hastalanmazdık.

💗 Her gün çok pilav -makarna vs. yediğimiz halde hiçbir zaman kilo almadık.Meyveyi de ağaçtan yerdik😊

💗 Annemiz ve babamız bizi sağlıklı tutmak için hiçbir zaman ek gıda takviyeleri, vitaminler vermezlerdi.Zaten pek hasta da olmazdık

💗 Kendi oyuncaklarımızı kendimiz yaratır ve onlarla oynardık.Cünkü çok fazla oyuncağımız yoktu ama gazoz kapağı ve çakıl taşlarıyla oynamak şimdiki pahalı teknolojik oyuncaklarla oynamaktan daha zevkliydi.Kiymet bilmeyi de böyle öğrendik.

💗 Ailemiz zengin değildi. Bize mal mülk değil, sevgi verdiler.

💗 Cep telefonlarımız, DVD'lerimiz, oyun istasyonumuz, XBox'ımız, video oyunlarımız, kişisel bilgisayarlarımız, internet sohbetimiz olmadı - ama bizim" gerçek "arkadaşlarımız vardı.

💗 Arkadaşımızın evini davet olmadan istediğimizde ziyaret eder ve onlarla birlikte eğlenerek yemek yerdik.

💗 Senin dünyandan çok farklı olarak bütün akrabalarla iç içe yaşar, aramızda sıkı bağlar olurdu.

💗 Çektiğimiz fotoğraflar siyah beyazdı ama renkli anılarla dolu idi.

💗 Biz kendine has, anlayışlı bir nesiliz, çünkü biz ebeveynlerinin söylediğini dinleyen son nesiliz.
Ayrıca, çocuklarını dinleyen ve dikkate alan ilk nesiliz.
Ve sizler yaşındayken asla var olmayan bir teknolojiyi nasıl kullanacağınız konusunda size yardımcı olabilecek kadar zeki olan da biziz 😊

SINIRLI sayıda üretildik... Bu yüzden;

Bizden keyf alın,
Bizden öğrenin,
Hazine biziz,
Dünyadan yok olmadan önce ...
Her şeyi ve herkesi sevin..
💗Sevgiyle kalın...💙
 
__________________
Güneşin sofrasındayız.

Konu cepbook tarafından (3 Hafta önce Saat 21:30 ) değiştirilmiştir..
cepbook isimli Üye şuanda  online konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 3 Hafta önce   #197
Elon Man
 
Elon Man - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Mesajlar: 3.825
User ID: 17722
Tecrübe Puanı: 214748374
Reputation: 2147483647
Elon Man isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Standart



Alıntı:
Yapı Kredi Yayınları Okur ve Çevirmenlerine Açık Mektubumdur,
Ben, Işık Ergüden. Bu açık mektubu, Yapı Kredi Yayınları’nın yıllardır basmakta olduğu ve Şubat 2019’da 43. baskısını yapmış olan Amin Maalouf’un Tanios Kayası kitabının çevirmeni sıfatıyla yazıyorum. Söz konusu kitap için yayıneviyle yapmış olduğumuz sözleşme gereği kitabın her yeni baskısından brüt yüzde altı oranında bir ödeme almaktaydım. Bu ödeme yıllara ve baskı sayısına göre değişmekle birlikte yılda 2000 tl ile 4000 tl arasında bir miktara denk düşmekteydi. Söz konusu kitap genel olarak yılda bir kez, ender olarak da iki kez baskı yapıyor ve yayınevi baskı sayısına göre yukarıda telaffuz ettiğim miktarda parayı kitabın basılmasından üç ay sonra çeviri karşılığı olarak tarafıma ödüyordu.
Yakın dönemde yayınevinin muhasebesi tarafından aranarak brüt yüzde altı oranındaki çeviri ücretinin yayınevi tarafından düşürülmek istendiği tarafıma bildirildi. Öngördükleri oran “brüt yüzde iki” idi. Bu koşulu kabul etmeyeceğimi, “çay parasına” çeviri yapmamın kabul edilebilir olmadığını belirttim. Karşılığında gönderdikleri tek taraflı fesih beyanında “muhatap ile yapılan şifahi görüşmelerde, sözleşmenin uzatılması noktasında ticari şartlarda mutabık kalınamamıştır” ibaresiyle aramızdaki sözleşmeyi tek yanlı olarak feshettiklerini belirttiler.
Bu durum, çevirmenlere dayatılmak istenen kölelik koşullarının somut bir örneğidir. Türkiye’de tamamen güvencesiz koşullarda, hiçbir sağlık güvencesi ve emeklilik olanağı, tek bir ücretli tatil günü olmaksızın, asgari ücretin altında gelirlerle hayatta kalmaya çalışan kalifiye emek sahibi çevirmenler açısından çevirdikleri kitapların yeni baskı yapmasının ve bu baskılardan ücret almanın bir tür “olmayan ikramiye” ya da “olmayan emeklilik” anlamına geldiğini, keza kitap çevirmenliğinin diğer sorunlarını “Kitap Çevirmenliğinin Kölelik Hâline Doğru” başlıklı yazımda belirtmiştim ( [Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL] ).
Yapı Kredi Yayınları Amin Maalouf ve “Tanios Kayası” okurlarının yıllardır bildiği ve tanıdığı bu nitelikli çeviriyi reddedip verilen emeği (ve tarafımdan yapılan çeviriyi) ıskartaya çıkarıp çöp haline getirmekte, üstelik kitabın yeni yapılacak çevirisinde eski çeviriden “faydalanma”, açık tabirle “intihal” ihtimalini apaçık ortaya koyarak kitabın eski çevirmenini tedirgin ve teyakkuz halinde tutmakta, ayrıca kitabın çevirisine talip olacak yeni çevirmen için de olası bir mayınlı alan yaratmaktadır. Yapı Kredi Yayınları’nın yarattığı bu çok yönlü mağduriyetin temelinde, yılda 2000 tl ile 4000 tl arası bir parayı ödemekten imtina etmesi, yani “çoksatar” nitelikteki kitapların çevirisini tek seferde ödenecek bir miktar parayla kapatıp bütün kârı gasp etme talebindeki neoliberal yayıncılık zihniyeti yatmaktadır.
Üstelik güvencesiz çalışma koşulları çerçevesinde çevirmenlerin bir sendikası; görev tanımı gereği çevirmenin hakkını aramakla mükellef, görev tanımı gereği buna zorunlu ve bununla bağlı bir örgütlenmesi mevcut değildir. Dolayısıyla “yasallık” görüntüsü altındaki bu “bir tür işten çıkartma”, bir tür “taşeronlaştırma”, bu emrivaki karşısında çevirmen şahıs olarak tek başına mücadele etmek mecburiyetindedir.
Çevirmen emeğini köle emeğine dönüştürmeye yönelik bu politikayı bastıkları ve yayımladıkları kitapların çizgisiyle, ruhuyla nasıl bağdaştırdıkları sorusunun cevabını yayınevine bırakmak üzere, böyle bir tavrı benimsemeyeceğine inandığım kitap okurlarına ve bu kölelik koşullarını kabul etmeyeceğini düşündüğüm çevirmenler ile çevirmen dostu yayınevlerine teşhir etmeyi, keza yurtdışındaki yayıncılara da bildirmeyi görev bildiğimi belirtmek isterim.
Bu açık mektubun duyulmasına katkı sağlayacak, duyarlılık gösterecek, tavır alacak herkese şimdiden teşekkürler, saygılar.
Işık Ergüden
 
Elon Man isimli Üye şuanda  online konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 2 Hafta önce   #198
Elon Man
 
Elon Man - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Mesajlar: 3.825
User ID: 17722
Tecrübe Puanı: 214748374
Reputation: 2147483647
Elon Man isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Standart



Alıntı:
Hürriyet’ten Ece Çelik’in haberine göre, Nora Kitap, 2017 yılında Kırgız yazar Cengiz Aytmatov’un yasal varisleriyle anlaşarak Türkiye’deki yayın haklarını satın aldı. Ancak Ötüken Yayınları, Aytmatov kitaplarını basmaya devam edince konu mahkemeye taşındı.

Türkiye’de daha çok sinemaya da uyarlanan ‘Selvi Boylum Al Yazmalım’ın yazarı olarak tanınan Kırgız edebiyatçı Cengiz Aytmatov’un kitaplarının telif hakkı iki yayınevini mahkemelik etti. Nora Kitap, 2017 yılında Aytmatov’un kitaplarını yayımlayabilmek için yazarın telif hakkını yasal varislerinden satın aldı. Ancak Ötüken Neşriyat, Aytmatov’un eserlerini yayımlayamaya devam etti. Bunun üzerine Nora Kitap, Ötüken Neşriyat’a dava açtı.
Hürriyet’e konuşan Nora Yayınevi’nin sahibi Özgür Güvenç olayı, “Biz 2017 yılında Cengiz Aymatov’un eserlerinin telif hakkını yazarın yasal temsilcisi Onk Ajans’tan çok ciddi bir bedel ödeyerek satın aldık. Ancak Ötüken Neşriyat eserleri basmaya devam ediyor. Bizden önce Aytmatov’un eserlerinin telif hakkı sahibi olan Elips Yayınları, Ötüken Neşriyat’a dava açmış ancak davada bir hukuk skandalı yaşanmış, bilirkişi raporuyla dava reddedilmiş. Biz yeniden dava açtık. Telif haklarını ailesinden izin alarak ücreti karşılığında aldığımız bir yazarın eserlerini sadece bizim basabilmemiz gerekli” sözleriyle anlatıyor.

Ötüken Neşriyat’ın avukatı Konuralp Özdemir ise Ötüken Neşriyat’ın kitapları yayımlamaya başladığı yılda geçerli olan Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre herhangi bir telif ödemesi yapmadan yayımlama hakkı olduğunu vurgulayarak “Cengiz Aytmatov o dönemde SSCB vatandaşıydı. Bizim bu tarihte sadece tercümana ödeme yapma yükümlüğümüz vardı. 1995 yılında bu yasa değişti ancak bizim kazanılmış hakkımız olduğu için biz o tarihten önce bastığımız Aytmatov kitaplarını basmaya devam ediyoruz” diyor. Daha önce Elips Yayınları’nın açtığı davanın sonucunda basılmasında kesin olarak bir sorun olmadığına kanaat getirildiğini vurgulayan Özdemir, “Daha sonra Aytmatov’un varisleri telif haklarını Ötüken Neşriyat’a vermek istedi ancak koşullarda anlaşamadığımız için biz bu şekilde basmaya devam etme kararı aldık. Bize göre Nora Kitap’ın açtığı dava da usülen mahkemece reddedilmeli” ifadelerini kullanıyor.

2008 yılında hayatını kaybeden ve eserleri 176 dile çevrilen Cengiz Aytmatov’un aralarında ‘Selvi Boylum Al Yazmalım’, ‘Dişi Kurdun Rüyaları’, ‘Toprak Ana’ ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın önerdiği ‘100 Temel Eser’ listesinde yer alan ‘Beyaz Gemi’ gibi kitaplar da olmak üzere 20’yi aşkın eseri bulunuyor.

Türk Yayıncılar Birliği Avukatı Abdullah Egeli: HİÇBİR KİTAP ORİJİNAL ESER SAHİBİNDEN İZİN ALINMADAN BASILAMAZ

Türk Yayıncılar Birliği olarak davayı takip ediyoruz. 1995 yılına kadar yabancı yazarlar için geçerli uygulama şöyleydi: Son 10 yıl içerisinde hiçbir yayınevi ya da şahıs o yazarı basmadıysa kitap tercüme edilip yayımlanabilyordu. Ancak 1995 yılında çıkan yeni yasaya göre yayınevleri yabancı yazarları basabilmek için varislerinden izin almalı, telif ücretini ödemeli. Yasa, bu yıla kadar telifsiz olarak basan yayınevlerine de bir yıl içerisinde baskı kalıplarının mühürlenmesi gerektiğini, satışları sona erdirmeleri gerektiğini söylüyor. Burada Ötüken Neşriyat’ın bu yasaya uymadığını görüyoruz. Daha önce Elips Yayınları ile Ötüken Neşriyat arasında yine böyle bir dava yaşanmıştı. 5846 nolu kanuna göre o davada verilen karar yanlıştı. Cengiz Aytmatov’un ya da diğer yabancı yazarların eserlerinin yayımlanabilmesi için eser sahiplerinden mutlaka izin alınması lazım. Bir kitabın orijinal eser sahibinden izin alınmadan basılması mümkün değil.

edebiyathaber.net (28 Mayıs 2019)
 
Elon Man isimli Üye şuanda  online konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 1 hafta önce   #199
Elon Man
 
Elon Man - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Mesajlar: 3.825
User ID: 17722
Tecrübe Puanı: 214748374
Reputation: 2147483647
Elon Man isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
Standart



Alıntı:
İnsan beynini etkileyen 10 roman

Bilim dünyası insan beynini farklı bir biçimde etkileyen on romanı belirledi.

Edebiyatın‘iyileştirici’ niteliğinden yola çıkan bir grup bilim insanı, nitelikli romanların insan beynini geliştirip keskinleştirdiğini, sosyal bağları güçlendirerek kişiliği değiştirdiğini ve ilişki kurmayı kolaylaştırdığını belirledi.

Toronto Üniversitesi öğretim üyesi psikiyatr Keith Oatley ve Ingrid Wickelgren tarafından Scientific American’da yazılan makaleye göre, roman kahramanlarıyla özdeşleşmek, hem hayal dünyasını zenginleştiriyor, hem de sosyal bağları güçlendiriyor.

Nitelikli bir roman, bu etkileriyle insan beynini de keskinleştiriyor ve insan davranışlarına ilişkin bilgiler veriyor. İki bilim insanı, insan beynini en fazla geliştiren on romanı da tespit etmişler. Listede Tolstoy’un Anna Karenina veya Virginia Woolf’un Bayan Dalloway’ın yanı sıra Muhsin Hamid’in 2007 yılında yazdığı ‘The Reluctant Fundamentalist / Gönülsüz Köktendinci’ isimli romanı da yer alıyor.

Listede yer alan romanlar şöyle;

Johann von Goethe / Genç Werther’in Acıları (1787)

Jane Austen / Aşk ve Gurur (1813)

Nathaniel Hawthorne / Kırmızı Leke 1850

Gustave Flaubert / Madam Bovary (1856)

George Eliot / Middlemarch (1870)

Leo Tolstoy / Anna Karenina (1877)

Virginia Woolf / Bayan Dalloway (1925)

Toni Morrison / Sevilen (1987)

J.M. Coetzee / Utanç (1999)

Muhsin Hamid / Gönülsüz Köktendinci (2007)


[Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]
 
Elon Man isimli Üye şuanda  online konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 1 hafta önce   #200
Müverrihanım
 
Müverrihanım - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2018
Mesajlar: 334
User ID: 76011
Tecrübe Puanı: 150323861
Reputation: 1503238609
Müverrihanım Süper ÜyeMüverrihanım Süper ÜyeMüverrihanım Süper ÜyeMüverrihanım Süper ÜyeMüverrihanım Süper ÜyeMüverrihanım Süper ÜyeMüverrihanım Süper ÜyeMüverrihanım Süper ÜyeMüverrihanım Süper ÜyeMüverrihanım Süper ÜyeMüverrihanım Süper Üye
Standart

 
Müverrihanım isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Memet Fuat - Çağdaş Türk Şiiri Antolojisi cepbook Kitap Özetleri 5 11-24-2017 17:52
Hale Dwoskin - Sedona Yöntemi İle Serbest Bırakmanın Mucizesi zemanek Kitap İstekleri 0 04-24-2015 08:59
Yasaklı Yayınevleri Sitemizde Artık Serbest mişmiş44 Duyurular 7 04-01-2014 23:24
Bu eserlere dokunmak serbest... krmz Resimler 5 07-04-2012 20:07


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:03.

Forumumuz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan, yer sağlayıcı olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, forum yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, ekyasal@gmail.com mail adresinden bize ulaşabilirler.


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd.