Eski Kitaplarım - Eskiden günümüze kitaplar  

Go Back   Eski Kitaplarım - Eskiden günümüze kitaplar > Eski Edebiyat > Düz Yazılar


Eskikitaplarim.com destek üyelik tekrar açılmıştır. Destek olmak için aşağıdaki paketlerden birini seçebilirsiniz. Detaylı bilgi için: https://www.eskikitaplarim.com/showthread.php?t=56409 adresini ziyaret edebilirsiniz. Güncelleme: Sizlerin talebi üzerine en küçük destek paketi 25 TL olarak güncellenmiştir.

yildiz
25 TL
silver
50 TL
gold
100 TL
platium
150 TL
Cevapla
 
Seçenekler
Alt 2 Hafta önce   #1
steinbeck
 
steinbeck - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2012
Mesajlar: 579
User ID: 1454
Tecrübe Puanı: 77797333
Reputation: 777973257
steinbeck Süper Üyesteinbeck Süper Üyesteinbeck Süper Üyesteinbeck Süper Üyesteinbeck Süper Üyesteinbeck Süper Üyesteinbeck Süper Üyesteinbeck Süper Üyesteinbeck Süper Üyesteinbeck Süper Üyesteinbeck Süper Üye
Standart Kibir üzerine

Bu dünya kibirlilerle dolu. Bu yüzden adaletsiz dünya. Kibir, Hıristiyanlıkta 7 ölümcül günahtan biri.
Bunlar İslamiyet’te de önemli günahlar. Kibir, açgözlülük, şehvet, hased, oburluk, öfke,
tembellik. Bunlardan birinin otomatik olarak diğerlerini de kapsaması muhtemel.
Kelime anlamı, kendini beğenme, böbürlenme, büyüklenme, kendini herkesten üstün görme, müstekbir demek.
Eşanlamları ise daha manidar: Kurumlanma, hava atma, caka,
burnu büyük, şatafat, kasılma, afili, mağrur, gösteriş, görgüsüz, tafra, küstah, ukala, hor görme, tepeden bakma,
hadsiz, züppe, muhteris, tahammülsüz, zorba, alçak, tenezzülsüz, hakir gören. (gurur kelimesiyle karıştırılmamalı)

Yunus Emre der ki:
"Sakın olmayasın kibirle yoldaş
Kibri nerde görsen orda savaş
Ne kadar yeleceksin dünya için
Bir gün bir şey yapmadan Mevla için.
Kibirlinin yeri siccin içinde
O yüzden olmadı hiç din içinde.
Halk içinde yüzünü yere bırak
Bu durum kibir ehline çok uzak." (Risaletün Nushiyye'den)

Kibirli kişi hırslıdır, bencildir. Büyüklenmesi aslında başkalarının acziyeti üzerindendir, hatta başkalarını
acziyete düşürmekten mutlu bile olur. Hiçbir suçluluk duymaz, başkalarını düşürdüğü durumdan. Hastalıktır bu.
Menfati yoksa bir işi yapmaz. Harama meyillidir, elbette eli sıkıdır, cimridir. İyilik yapsa, başa kakar. Kincidir.
Kalbinde zerre kadar kibir olan müslüman cennete giremeyecektir.
Halk edebiyatında güzel bir dua, güzel bir türküde şöyle der:

"Kadir Mevlam senden bir dileğim var
Beni muhannete muhtaç eyleme
Eğer muhannete muhtaç eyler isen
Akan deryalara gark eyle beni."

Kibirli insanlar çeşit çeşit mesleklerdedir. Aşağıda rastladıklarımı yazdım, dürüstleri tenzih ederim, genelleme
yapmadan bakalım.

-Entelektüel kibir. Ben bilirim, ben her şeyi bilirim, ben, ben, ben. Bunun alt biçimi akademisyen kibridir. Boş boş
konuşur, anlamsız bir jargon kullanır, geçmişin üzerine bir şey eklemeyen tezler yazar, unvanıyla övünür. Bol alıntılı
boş makale yazıp, cafcaflı başlıklar atar (mesela kibir hakkında yazsa şöyle bir başlık atabilir: "Hegel'in epistemolojisinin
tarihsel işlevinin yapısal analizine yandan bakışın çözümlenmesinin.." Tıraş halbuki. Lakin, İngilizcesi
bile yoktur, ulusal sınırlarda takılır. Pozitivist, seküler, kendi kültürüne yabancılaşmış aydın kibri. Neşet Ertaş'a "köylü
bu yea" der. Eşitlik, özgürlük hakkında ahkam keser, milyonlara "göbeğini kaşıyanlar" diye hakaret eder.
Bir kısmı darbeci, elitist, vesayetçi kibirdedir. "Sen anlayamazsın." der.
Bunlara derin bir mevzu sorsan, "burası yeri değil, bu konular herkesle tartışılmaz, derin konudur vla vla..." deyip
kaçamak güreşir, çünkü boştur, boş. Bir kısmı sade kendi grubuna özgüdür. Bir kısmı seküler tahakküm kibrindedir, ilericilik
maskesi takar. Bir kısmı devlete kapıkul olmuştur. Bir kısmı Batı'ya gitmiş kaybolmuştur. Bir kısmı haddini bilmez,
uzmanlığı dışında her konuda ahkam keser. Kendi anadilini bile biçmiş, kültür değerlerini doğramış, körü körüne çağdaşlaşma
diye bir yol tutturmuştur. Çok sallar, ancak cesur değildir, cesurca hakkı söylemez, korkaktır. Bilge birini ara ki bulasın.
Oysa Yunus ne demiş:

"Okudum bildim deme
Çok taat kıldım deme
Eri Hak bilmez isen
Abes yere yelmektir."

-Hukukçu kibri. Bunlar da bir kast sistemi gibi kurulmuşlar, ne kibir var ama. Sığındıkları argüman
hukukun üstünlüğü, hukukun bağımsızlığı, hukukun... Mahkeme kadıya mülk değildir.
Franz Kafka'yı hatırlamamak mümkün mü:

"Siz kimsiniz ki? Anlam arıyorken, anlamsızlığın alasını yapıyorsunuz." (Dava'dan)

-Soy, sop kibri. Tam bir Cahiliye kibridir. Elit kibri. Ben Kureyşliyim, Ben paşa torunuyum, benim babam bakan, dedem Boğaziçi
zenginlerinden. Ağalar, beyler düzeni. "Sen benim kim olduğumu biliyon mu?" der.
Allah Resulü'nün kınadığı tiplerdir. İslam'da üstünlük
sadece takva iledir halbuki. Neşet Ertaş ne güzel der:

"Zengin isen ya bey derler ya paşa
Fakir isen ya Abdal derler ya Cingan haşa."

-Mal, mülkiyet kibri. İşte herkeste, müslümanlarda çok rastlanan kibir şekli. Mesela bunun bir alt versiyonu
ev sahibi kibridir, ki kiracıyı malının bir parçası gibi görür. Halbuki nedir, "mal da yalan, mülk de yalan
var biraz da sen oyalan" demiş aşık. Benim evim bak villama, benim arabama bak 4 çarpı 4, hah ha, takım elbisem
kaç bin lira biliyor musun? Bağ bahçelerim var benim...Bu işi ben kurdum, bu şirketler benim, binlerce işçim
var benim, benim...

-Müşrik kibri. Bunlar kesinlikle cehenneme atılacak. Nefsini rab edindikleri için. Mesela Kur'anı Kerim'de
Abese suresinde bunların kibri şöyle anlatılır (özetle): "O yüzünü buruşturdu ve çevirdi. Gözleri görmeyen
geldi diye." Müşriklerin önde gelenleriyle Allah Resulü bir toplantı yapıyordu, o sırada kör sahabinin biri
içeri girip Resulullah'dan tavsiye istedi, ancak toplantıdaki müşrik reisi yüzünü ekşitti, peygamber ise,
körün çağrısına sessiz kalmıştı, bunun üzerine uyarıcı ayetler indi. Müşriklerdeki kibre bak, köre bile
saygıları yok.

-Cahil kibri: Bilmez, bilmediğini de bilmez, ama atar tutar. Bilgi sahibi olmadan fikir beyan eder. Cahille hiç
diyaloğa girme, seni de bataklığına çeker, çirkefini sıçratır. Dogmatik, dediğim dedik çaldığım düdük der.

-Doktor kibri: Ben onca yıl okudum, ben bilirim, ben hayat kurtarırım!der, hastayı azarlar, eşya muamelesi yapar, bilgi
vermez, sen anlamazsın diye tersler. Sanki kutsal bir varlık, kibre bak.

-Yaşlı kibri: Ben çok gördüm geçirdim, senden on gömlek fazla eskittim. Yönetime ben layığım, sen acemisin. Fizik ve akıl
olarak vasıflarım körelmiş de olsa devlet bensiz yapamaz. Ölümüme kadar bana mahkumsunuz! Gençlerin önünü tıkayacağım ve
pek çok işinizi berbat edeceğim. Benden sonra tufan!Bu evi, bu işi, bu şirketi, bu şehri, bu kürsüyü, bu devleti ben kurdum,
ben.

-Hoca, ruhban kibri: Ne ilim var bende be. İbadetim tam, ergenlikten beri sahibi tertibim ben. Yumuşak konuşmam, azarlar
gibi vaaz veririm. Bir mevzuyu tam anlatmam, anlattığımın çoğu da menkıbedir, hamasettir. Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır,
diye bir hadis bile uydurdum...Benim mezhebim bir tanedir, diğerlerinden adam çıkmaz. Benim cemaatim, benim tarikatim, benim...
Kerametim kendimden menkuldur. Maaşımı alırım, sesimi kısarım, ben atanmış bir kişiyim. Asabiyetciyim, kavmimi tutarım.

-Kadın kibri: Ne güzelim ama, bu güzellik kimde var ha.

-Irkçı kibir: Kahrolası zenciler! Beyaz Amerikalılardaki siyahlara karşı üstünlük kibri. Hitler, Naziler. Yaşasın ari ırk.

-İktidar kibri: Güç sarhoşluğu. Çoklukla övünmek. Azınlığı yermek. Aslında siyasi kibir demek daha doğrudur, çünkü iktidar kibri bulaşıcıdır ve muhalefete de
sıçrar. Otoriter, totaliter kibir her yere sızar. Modernist kibir ve Batımerkezci kibir de öyledir. İktidar kibri, bürokratik
zorbalıkla paraleldir. Siyasi kibir interaktiftir. Kibirli siyasetçi kitlelere verir coşkuyu, kitleler de yalakalığı yayar, böylece
dalkavukluk siyasetçiyi daha da kibirli hale getirir. Bir toplumsal grup bütünüyle kibir üretebilir, bunlar karizmaya tapınırlar.
Bunu şu söylemden çıkarabiliriz: "Ama alternatifi yok. Başka adam yok ki." Bu söylem insanlığa hakaret, dürüstlüğe ihanettir.
Asıl korkutucu olan, kibir saltanatı yıkıldıktan sonra arkasında bıraktığı yıkım ve kaostur.

-Unvan kibri: Rahmetli Nejat Uygur, Cibali Karakolu'nda bu kibrin bir çeşidini güzelce hicvetmişti. "-Sen nerede çalıyorsun?",
"Efenim ben Cumhurbaşkanlığı Filarmoni Orkestrası'nda..." "Vay be." İşte böyle cafcaflı, afili unvanlarla bir kibir bir kibir.
Alt tarafı klarnetçisin be. Adam var, prof.dr. unvanını büyük harflerle yazar, adam var sade danışmandır ama kimin danışmanı?
Devlet başkanı danışmanı, ooooo, burnundan kıl alamazsın!

Kibir aslında boş olmaz, durup dururken olmaz, mutlaka malla, ilimle, ibadetle, güçle, ihtirasla, şöhretle, makamla, mevkiyle,
rütbeyle bağlantılıdır. Kibirliler katı kalplidir, acımasızdır, Allah onların kalbini bu yüzden mühürler. Banlar laftan
anlamaz, huzursuzdur, daima pohpohlanmak ister, daima emir vermek ister. Hoyrattır. Hep önde olmak ister,Şeytan onlara "baş
ol da isterse soğan başı ol" diye fısıldar, şımarıktır, kimseyi
dinlemez, hep dinlensin ister. Eleştiriye tahammül edemez. Kimsenin işini beğenmez, takdir etmez, kendisi en iyisini yapar, kusursuzdur!
Bu tavır ve davranışlar, başka insanlardaki sevgiyi, güveni, iyiliği de mahveder. Sinirli, kırıcı, sevimsiz, kaba davranışlar
kibirlide sıkça görülür. Şeytan baş kibirlidir ve en sevdiği günahtır kibir. Kibirli kişi her şeyi kendisi için ister. En
basit ahlaki ilke olan "kendin için istediğini başkası için de iste" ilkesinden yoksundur. Kibir, cahiliye ahlakıdır.
Jules Verne'in, kendini rab sanan bir saatçiyi anlattığı Zacharius Usta'da söylediği gibi bitirelim:
"Senden büyük Allah var!" ey kibirli. (Bir sonraki sohbetimde "öfke"yi ele alacağım.)
 
steinbeck isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Alfred Renyi - Matematik Üzerine Diyaloglar heyula Kitap İstekleri 0 06-27-2019 23:57
Rıza Filizok - Ziya Gökalp'in Edebî Eserlerinde Halk Edebiyatı Tesiri Üzerine.. akademya Edebiyat Eserleri 1 12-05-2017 12:26
taha hüseyn - cahiliye şiiri üzerine znalcakan İstekleriniz - Önerileriniz - Teklifleriniz 0 07-10-2015 02:56


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:16.

Forumumuz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan, yer sağlayıcı olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, forum yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, ekyasal@gmail.com mail adresinden bize ulaşabilirler.


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.