Eski Kitaplarım - Eskiden günümüze kitaplar  

Go Back   Eski Kitaplarım - Eskiden günümüze kitaplar > Eski Edebiyat > Düz Yazılar > Sizin Yazılarınız


Eskikitaplarim.com destek üyelik tekrar açılmıştır. Destek olmak için aşağıdaki paketlerden birini seçebilirsiniz. Detaylı bilgi için: https://www.eskikitaplarim.com/showthread.php?t=56409 adresini ziyaret edebilirsiniz. Güncelleme: Sizlerin talebi üzerine en küçük destek paketi 25 TL olarak güncellenmiştir.

yildiz
25 TL
silver
50 TL
gold
100 TL
platium
150 TL
Cevapla
 
Seçenekler
Alt 3 Hafta önce   #1
Serdar102
 
Üyelik tarihi: Jan 2020
Mesajlar: 17
User ID: 94415
Tecrübe Puanı: 9514814
Reputation: 95148130
Serdar102 Süper ÜyeSerdar102 Süper ÜyeSerdar102 Süper ÜyeSerdar102 Süper ÜyeSerdar102 Süper ÜyeSerdar102 Süper ÜyeSerdar102 Süper ÜyeSerdar102 Süper ÜyeSerdar102 Süper ÜyeSerdar102 Süper ÜyeSerdar102 Süper Üye
Smile Patates İle Soğan

Patates ile soğan mutfakta karşılaştılar.
Patates: “ Vay, soğan abi, nasılsın? “
Soğan : “ İyiyim patates, sen nasılsın? “
Patates: “ Sağ ol abi, benden bir şey iste. “
Soğan : “ Şuradan bir bıçak getir de soyayım seni. “
Patates: “ Lütfen, beni soyma abi, yoksa çürürüm. “
Soğan: “ Bir şey istedim olmadı. Şimdi sen benden bir şey iste. “
Patates: “ Sen bir bıçak getir, ben seni soyayım. “
Soğan: “ Emrin olur, al işte bıçağı getirdim. “
Patates: “ Boş ver şimdi bıçağı, seni soymaktan vazgeçtim. Kokutacaksın yine ortalığı. “
Soğan: “ Korkutacaksın yine herkesi demek istedin. Ben korkuluk muyum? “
Patates: “ Korkuluklar cansız olur. Sen olsan olsan sorguluk olursun. “
Soğan: “ Sorguluk mu? O da neyin nesi? “
Patates: “ Sorguluk yani sorguya çeken. Hakim gibi. “
Soğan:“ Teşekkür ederim. Düşüncemi okudun. Büyüyünce hakim olmak istiyordum. “
Patates: “ Hakim mi? Zor olursun. Soğanlar için Hukuk Fakültesi yok ki. “
Soğan : “ Ne Hukuk Fakültesi be. Öyle değil. Ben dünyaya hakim olmak istiyorum. Fikirlerimi dünyaya yaymak istiyorum. “
Patates: “ Aynaya baktım seni gördüm. Fikirdaşız desene. “
Soğan: “ Fikirdaşız ama arkadaş değiliz. “
Patates: “ Oluruz canım, arkadaş da oluruz. Teklif benden gelmeli. Benimle arkadaş olur musun, abi? “
Soğan: “ Olurum patates, olurum. “

Daha sonraki günlerde patates ile soğan arkadaşlıklarını devam ettirdiler. Bu arkadaşlık mutfakta sürüp gidemezdi. Zamanla mutfak onlara dar gelmeye başlamıştı. Madem fikirlerini dünyaya yaymak istiyordun önce mutfaktan kurtulmalıydın. Patates ile soğan bir gün mutfaktan kaçtılar. Biraz sonra şehrin dar sokaklarında koşmaya başladılar.
Patates: “ Arkadaş, işte kurtulduk oradan, koşmak ne güzel. “
Soğan: “ Koşalım, hiç durmadan, yorulmak nedir bilmeden koşalım. “
Patates: “ Gün gelecek fikirlerimiz de böyle koşacak. “
Soğan: “ Biz koştuğumuz sürece fikirlerimiz de koşacak desene. “

Aradan aylar geçtikçe patates ile soğan pek çok yer gezip dolaştılar. Tanıştıklarıyla fikir alışverişinde bulundular. Bazı fikirlerine karşı çıkılsa da, onlar bunu önemsemediler. Önemli olan diyorlardı, tarlaya bir tohum, yani beyne bir fikir atmak. Eğer fikir değerliyse, zaten o beyin o fikri kabul edip çoğaltacaktı, yeni fikir üretip geliştirecekti. Bu iş ne kadar zamanda olurdu, bakın onun orası belli olmazdı. Bir günde de olurdu, bir yılda da olurdu.

Evrende dünya nokta kadarsa, dünyada canlılar nokta kadardır. Canlıların evrende ne kadar olduğunu düşünmek, bir bilinmezlik dışına atılman demektir. Eğer sen bir bilinmezlik dışına bilerek atılır, hamle yaparsan, kişisel sorunlarını aza indirmiş ve başkalarına faydalı olabilmeyi çoğaltmışsındır. Bu çoğalmalar ne kadar çoğalırsa, senin de fikirlerin o oranda çoğalır.

Zaman hiç durmadan, yorulmak nedir bilmeden akıp gider. Zaman hep vardır ve yine var olacaktır. Zaman geçerken yorulmaz ama yorar geçer. Canlıların doğması, büyümesi daha sonra yaşlanması büyümenin durmasından, yorulmanın başlamasındandır. Sanatsal bir uğraş içine girmek, özde beynin dürtü oluşumudur. Bu uğraşın sevgi hamurunu yürek karar. İrade şemsiyesi, engel yağmurunu en az zararla atlatmanı sağlar. Başarı sana asla uzak değildir. Mutlaka bir gün gelir onunla kucaklaşırsın.

SON

Yazan: Serdar Yıldırım
 
Serdar102 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 3 Hafta önce   #2
Serdar102
 
Üyelik tarihi: Jan 2020
Mesajlar: 17
User ID: 94415
Tecrübe Puanı: 9514814
Reputation: 95148130
Serdar102 Süper ÜyeSerdar102 Süper ÜyeSerdar102 Süper ÜyeSerdar102 Süper ÜyeSerdar102 Süper ÜyeSerdar102 Süper ÜyeSerdar102 Süper ÜyeSerdar102 Süper ÜyeSerdar102 Süper ÜyeSerdar102 Süper ÜyeSerdar102 Süper Üye
Standart

SERDAR YILDIRIM'IN HAYAT HİKAYESİ
1959 yılında İnegöl' de doğdum. İlk, orta ve lise 2’yi İnegöl' de okudum. Lise 1 e giderken okulda düzenlenen şiir yarışmasında ilk 10 a giremedim, ama edebiyat dünyasına giriş yapmış oldum. Şiir yazmaya devam ettim. Yazarların şiirlerini inceledim. Kelime dağarcığım gelişsin diye sözlük ve imla kılavuzu kitaplarını okudum. 1975 yılında Bursa’ya taşındık. Lise 3 ü Bursa Atatürk Lisesi’nde okudum.
Liseden sonra, İstanbul Mühendislik Mimarlık Fakültesi’ni kazandım. 1978 yılı çok olaylar oluyordu. Evden gidersen, para göndermeyiz, dediler. 1980 yılı eylül ayında ben askerdeydim.
Askerden geldikten sonra Bursa'ya bağlı Demirtaş Kasabası yolunda Yeyma Çiftliği vardı. Ben orada tek tekerlekli el arabasıyla kütük taşırdım. Daha sonra bir yılı aşkın bir süre iş aradım ve 1982 yılı mart ayında kırtasiye dükkanı açtım.

Aradan bir yıl geçmişti. Bir gün dükkanıma mal almak için, Dünya Dağıtım'a gitmiştim. Dünya Dağıtım'ın üst katı çeşitli kırtasiye malzemeleriyle doluydu. Buradan kutuyla silgiler, kalemler, boyalar aldım. Daha sonra alt kattaki kitap bölümüne indim. Sağa bakındım, sola bakındım, her yer kitap doluydu. Yeni taşındığım dükkanda hangi kitapların satışı daha uygun olur diye düşünüyor ve bir türlü karar veremiyordum. Dünya Dağıtım'ın dört ortağı vardı. Bu ortaklardan birisi, üstü kitaplarla dolu bir masanın yanındaki sandalyede oturuyordu. Ben yanından geçerken: Serdar, biraz gelir misin? dedi. Ben yanına gidince ayağa kalktı ve masanın üstünden bir takım kitaplar seçmeye başladı. Daha sonra bana verdiği dört kitap şunlardı:

Linç ( Roman ) Kerim Korcan
Başlayan Kavga ( Roman ) Hasan Kıyafet
Radar ( Hikaye ) Hasan Kıyafet
Köydeki Keklikler ( Hikaye ) Nusret Ertürk
O adam, şu unutulmaz sözleri de söyledi:
" Bak Serdar, bu kitapları sana parasız veriyorum. Bunlarda yazılanları iyice oku, öğren. Hem sana hem de başkalarına çok faydası olacaktır. "
Ben Linç romanını yıllar içinde tam dokuz kere okudum. Diğerlerini dörder kere okudum.
Çocukluğumda bizim evin oldukça büyük bahçesinde tek katlı bir evimiz daha vardı. Bu evin bir odası ve yanında odunluk vardı. O odadaki dolabın içinde tahtadan bir sandık vardı. Bu sandıkta çocuklar için, eskiden kalmış hikaye ve masal kitapları bulunuyordu. Bazılarının isimlerini hatırlıyorum. Para Buldum Yaşasın, Sinema Dağıldı, Akkavak Kızı. Ayrıca Pedagoji kitabı vardı. Ben o pedagoji kitabını sekiz yaşımdan on altı yaşıma, biz Bursa'ya taşınana kadar, pek çok defa okudum.

1984 yılında kendimi anlattığım Simitçi Çocuk isimli ilk hikayemi yazdım. Daha sonraki 4 yıl sadece şiir yazdım. Aslında hikaye yazmak istiyordum ama pek çok defa denememe karşın, bu mümkün olmadı. Önünde kağıt, elinde kalem 1 saat, 2 saat öylece beklemek ve hiç bir şey yazamamak korkunç zordur. 1988 yılında gerçek anlamda hikayeler ve masallar yazmaya başladım. O yıl ağustos ayında Korkak Tavşan' ı yazdım. Sonra Ot Yiyen Kaplan, Zavallı Çoban, Keloğlan İle Nasreddin Hoca.
1994-95-96 yıllarında İstanbul'a gittim. Yayınevleriyle konuştum. Hikayelerimi okudular. Çok beğenenler çıktı. Yayınevleri hikayeleri kaderine terk ettiler.

1997 yılında Ayla ile evlendim. İki yıl sonra oğlum Serkan dünyaya geldi. Radyo Press' te 1.5 yıl ve Radyo Sözde 4 ay Mini Mini Büyüklere isimli çocuk programını hazırlayıp sundum. Söz Gazetesinde çocuk sayfası hazırladım. Cumartesi ve pazar sabahları 9-11 arası program yapardım. Radyo Söz'e giriş için sözleşme yaparken, istenen ücret bölümünü boş bırakmıştım. Paraya benim de ihtiyacım vardı ama bu işten para kazanmak istemiyordum. Radyonun sahibi Şükrü Bey, nasıl para istemez, böyle insanlar kaldı mı ya dünyada? diye bağırmış. Ertesi gün benimle tanıştı. Para istememişsin, dedi. Ne yapayım, ben böyleyim, dedim. Radyo Press'te de para almazdım, deyince cumartesi sabahı gel başla, dedi.

14 Haziran 2006 tarihinde İnternette hikaye, masal ve şiirlerim okunmaya başladı.
Spor, olmazsa olmazlarımdandır. Uzun yıllardır sürdürdüğüm sporu hiç aksatmadım. Haftada 1-2 defa 6 km. lik koşulara çıkarım. Arada bir ağırlık çalışırım. Her gün muntazam jimnastik yaparım. Sporun insan vücudunu ve beynini zinde tuttuğuna inanırım. Kilo sorunum hiçbir zaman olmadı. Bu yazıyı okuyan herkese spora başlamalarını tavsiye ederim. Geçen yılların sizi yaşlandırmak için, zorlanacağını fark edeceksiniz.

25 yıl kırtasiyecilik yaptım. Hep çocuklarla beraberdim. Onları her zaman kendine özel, değerli birer varlık olarak kabul ettim. Ben çocukları başıma taç yaptıkça, onlar beni baş tacı yaptılar. Ekmek paramı çocuklardan kazandım. Her biri birer cevher olan sevgili çocuklar için, bir şeyler yapmak, faydalı olmak istedim. Bunun bir yolu olmalıydı. O yolu aradım ve sonunda buldum. Onlar için, iyilikleri anlatan, maceralı hikaye ve masallar yazmak istedim ve yazdım da. Yazdıklarımı, çocuklar kadar büyükler de çok beğendiler.
 
Serdar102 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Epub - Küçük Prens ilhanhan Çizgi Romanlar 5 11-23-2019 15:00
TCBİGM - Genel Nüfus Sayımı 23 Ekim 1960 kutuphaneci Kategori Dışı Kitaplar 2 09-19-2019 15:20
TCBİGM - Genel Nüfus Sayımı 23 Ekim 1955 kutuphaneci Kategori Dışı Kitaplar 0 09-19-2019 10:00
Ancient Cıvılizations Early Cıvılizations Of The Americas şehitbilir Yabancı Dilde Kitap ve Dergiler 1 09-02-2019 00:35
Naima Mustafa Efendi - Tarih-i Na'ima Cilt 01-02 prens45 Osmanlı Tarihleri 8 05-01-2019 09:32


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 21:25.

Forumumuz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan, yer sağlayıcı olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, forum yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, ekyasal@gmail.com mail adresinden bize ulaşabilirler.


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.