Eski Kitaplarım - Eskiden günümüze kitaplar  

Go Back   Eski Kitaplarım - Eskiden günümüze kitaplar > E-Kitaplar - Mizah Dergileri - Dergiler - Cizgi Romanlar > Kitap Tanıtımları


Cevapla
 
Seçenekler
Alt 02-04-2013   #1
btsamim
 
Üyelik tarihi: Aug 2012
Mesajlar: 556
User ID: 3007
Tecrübe Puanı: 214748371
Reputation: 2147483647
btsamim Süper Üyebtsamim Süper Üyebtsamim Süper Üyebtsamim Süper Üyebtsamim Süper Üyebtsamim Süper Üyebtsamim Süper Üyebtsamim Süper Üyebtsamim Süper Üyebtsamim Süper Üyebtsamim Süper Üye
Standart Niyazi Berkes - Turkiye de Cağdaşlaşma (Cemil Meriç)





BERKES'E GÖRE ÇAĞDAŞLAŞMA
Müphem, karanlık, esrarlı bir kelime: ÇAĞ.. «Zaman, vakit, an, hengâm.dem, devir, asır, yaş..» diyor lügat. «Farsça ile ruscaya bizden geçmiş.. Çincede 'çây' yıl demekmiş, sanskritçede 'kala' zaman. Moğollar çağa 'çak' derlermiş, Japonlar 'say'..»
Çağdaşlaşmak, «çağın gereklerine uymak, muasırlaşmak». Meydan Larousse'a göre; Muasırlaşmak: «İçinde bulunulan çağa ve gereklerine ayak uydurmak».
İçinde bulunulan çağ ne demek? Bizim dışımızda belli vasıfları olan ve iradesini arada bir ifşa etmek lütfunda bulunan bir zaman mı var? Kadim Yunanın Fatum'una, Ananke'sine, Nemesis'ine benzeyen bu yalçın, bu yavuz, bu zalim tanrının kararlarını kimden öğreneceğiz? Kamuslar hâmuş, Delfi'nin cezbeli bakiresi tanrıların sırdaşı. Pitya! Son ümidlerimiz sende! «Göklere açılmasın eller ki damânındadır» diyor şair. Heyhat, Pitya asırlardan beri susuyor. Onu konuşturacak rahip nerede? Nerede mi? Kanada'da. Ve işte, «tüm» düğümleri çözen, ifşalarla dolu kitap: «Türkiye'de Çağdaşlaşma». Elbette ki, bu kâhin'in de bütün kâhinler gibi ilk vasfı, karanlık olmak, bütün kâhinler ve bütün hakimler gibi.. Herakleitus, Hegel, Schelling... Elbette ki, bir başka lisan tekellüm edecek. Ama, zirvelere keçi yollarından gidilir, diyor bir üstad, şehrâh'lardan değil. Hikmetin sarp doruklarına düşe kalka tırmanıyoruz biz de.
Tapınağın kapısında bir levha. Kekeleyerek okuyoruz: «Çözümsel kapsam tablosu». Ve «kesim»ler kesiyor yolumuzu.. I. kesim, II. kesim, III. kesim. Anlaşılan bir sunakdayız. Ama o meçhul tanrıya neyi kurban edeceğimiz söylenmiyor. Biz böyle düşünürken, «önsöz» çıkıyor karşımıza. Rahat bir nefes alıyoruz. Rahibin dili, biraz daha beşerîleşiyor. İfşalarının mahiyetini ifşa ediyor önce, daha doğrusu neleri ifşa etmeyeceğini ifşa ile başlıyor söze: «Türkiye'de çağdaşlaşma sürecinin gelişimini izleyen bu araştırma, onsekizinci yüzyılın başlarından Cumhuriyet'in kuruluşuna kadar geçen olayların tarihi olarak yazılmamıştır». Ahenge dikkat buyurunuz: Mehmet Emin' in şiirlerini hatırlatan bir ses cümbüşü. Belli ki, Delfi kâhinesinin vecdâver sesi muhterem rahibin kulaklarında hâlâ taninendazdır. Bu lâhutî nidanın ledünniyatına nüfuz edelim: «İzlenilecek çağdaşlaşma süreci» onsekizinci asırda başlıyor ve Cumhuriyet'in kuruluşuna kadar devam ediyor. Peki, ondan evvel çağdışı mıydık acaba? Yoksa çağdaşdık da, çağdışılık ondan sonra mı başladı? Ve Cumhuriyet'in kuruluşuyla sona mı eriyor? Acele etmiyelim. Şimdilik bildiğimiz, bu araştırmanın bir tarih kitabı olmadığıdır. «Asıl amaç tarihsel olayların nasıl zorunlu olarak Cumhuriyet rejiminin gelişi doğrultusunda aktığının gösterilmesidir», buyuruyor üstad. Neyin, kimin asıl amacı? Tecessüsümüzü dizginleyip, söylenileni anlamağa çalışalım: tarihî olaylar akıyor, ama belli bir istikametleri var: «Cumhuriyet rejimi», «zorunlu olarak»
eliyor yazar. İsbat etmek istediği hakikat bu. Sonra, bu büyük işe niçin giriştiğini açıklıyor: «Cumhuriyet' in doğuşu yıllarının kuşağından olan bir kişi olarak onun ellinci yıldönümünün kutlanmasına böyle bir araştırma ile bir katkıda bulunmak yazı ve öğretim yaşamının en doğal, en mutlu ödevidir.» «Cumhuriyet'in doğuşu yıllarının kuşağı» ne demek? Meydan Larousse, Sayın Berkes'in -söylemeyi unuttuk, Türkiye'de Çağdaşlaşma nam eseri kaleme alan zat Niyazi Berkes'dir1907 yılında, kitabın arkasındaki kayıt ise 1908'de kadem nihade-i âlem olduklarını söylemektedir. Demek ki, Cumhuriyet'in doğuş yıllarının kuşağı 1907-1908 yıllarında doğanlardır. Şu halde, 1907-1908 yılları Cumhuriyet'in doğuş yılları. «Ayrı aşamaları tartışırken (aşama ne demek, kiminle ve nerede tartışılırken?) bugün karşılaşılan (cümle şöyle olacak; bugün ayrı aşamalar tartışılırken karşılaşılan) toplum, devlet ve uygarlık sorunlarının (bunlar sorun mu, yoksa yazar toplum, devlet ve uygarlıkla ilgili sorunlar mı demek istiyor?) köklerinin sandığımızdan çok derinliklerde olduğunu gördükçe (kimin sandığından, çok derinliklerde ne demek, zaman bakımından mı?) devrim kavramımızı yüzeylikten kurtarma zorunluluğunu daha iyi kavrarız.» Dâvâ: Devrim kavramını yüzeylikten kurtarmak bir zorunluluk, bunu kavramıştık; mesele bu zorunluluğu daha iyi kavramak. «Tarihe başvurma bize ancak bugüne ve yarına daha geniş bir çerçeve içinde bakma olanağını sağlama açısından değerli olabilir». «Tarihe başvurma».. «bize» «değerli olabilir» ne demek? «Bu çalışma birçok yıllar alan bir ilginin ürünüdür». (İlgi ne demek ola?) «Okuyucuya sunulabilmesinde çok kişinin yardımlarını ve katkılarını anmak borcumdur»..
Daha sonra «bu katkı ve yardımların» tadad'ına geçen Berkes, «kendimin ve onların sağladığı malzemeyi bir kitap haline getirebilmek için» buyuruyor. Kendimin ve onların sağladığı malzeme, ne aydınlık bir ifade değil mi? Nihayet, Türk irfanına bu değerli mizah şaheserini armağan eden müessesenin McGill Üniversitesi olduğunu öğreniyoruz.
Berkes, «ma vecebe aleyna»yı böylece edâ ettikten sonra I. Bölüm'ün girişine agaz eyliyor. Okuyalım: «Bu kitabın konusu, Türkiye'nin son iki yüzyıl içindeki yenilenme çabalarının getirdiği aşamaları, din ve dünya işlerini ayırma dâvâsını mihver alarak, çabaların düşün düzeyindeki görünüşlerinin yardımı ile incelenmektedir». «Bu kitabın konusu., incelenmektedir». Ne zarif bir söyleyiş!. Kanadacadan tercüme olacak! Devam edelim:
Laiklik sözcüğü «İslâm, Osmanlı, Türk din ve siyasa geleneğine yabancı bir terimdir., bu gelenekte -hem dinde, hem devlet alanında, 'devlet maslahatı' kavramı bulunmakla birlikte- din devlet ikilemi anlayışı yoktu..».. «Ne din, ne devlet geleneğinde, ne de dilde karşılığı olmayan bir kavram olarak (yarım sayfada aynı şey dört defa söyleniyor) bu terimin bu yabancı, hem de bozulmuş biçimi ile (bütün kabahat biçiminin bozulması mı, laicisme mi diyecektik?) girişi anlaşmazlıklara yol açmıştır. Bu anlaşmazlıkların altına bakarsak, iki çatışık sanının yattığını görürüz. Bunların biri terimin geldiği din geleneğindeki -Hıristiyanlıktaki- durumun İslâm geleneğinde de bulunduğu sanısıdır (kim böyle sanıyor? Kanadalı dostlarımız mı?). Öteki, bunun tersi, yani İslâm geleneğinde böyle bir durum olmadığı için laiklik dâvasının İslâm dinindeki toplumlarda yersiz anlamsız olduğu sanısıdır (yanlış mı?)». Demek ki, bu anlaşmazlıkların -hangi anlaşmazlıklar olduğu belli değil- altına bakarsak -neresi altı- iki çatışık sanının yattığını -koyun koyuna mı, sırt sırta mı- görürüz.
Laisizm «Hıristiyanlıktaki anlamında bize tümüyle uymadığından bu kitabın temel konusunun adı olarak kullanılmamıştır». Demek ki, kitabın temel konusu, laikleşme. Ama, kelime yazarın hoşuna gitmiyor. Aynı mânâda başka bir tâbir buluyor, daha doğrusu bulduğunu sanıyor: çağdaşlaşma. «Batı'nın bir kesiminde fransızcadan gelen laicisme'e eş olarak kullanılıp ve türkçeye girmemiş olan başka bir sözcük secularism sözcüğü bu çağdaşlaşma sözcüğüne hem anlam, hem köken açısından daha yakındır, hattâ onun tam karşılığıdır». Laisizm, «kökenine bakılırsa halk (kökenine niçin bakılacak, kökeniyle kelime arasında münasebet var mı sayın sosyolog) 'halksallaştırma' demektir». Laos, grekçede halk demekmiş. Laikos ise halksal. Bu ne ucuz, ne lüzumsuz ukalâlık. Kelimenin bugünkü mânâsıyla grekçe kök arasında herhangi bir münasebet var mı?
«Katolik Hıristiyanlığın dışındaki Hıristiyanlığın yayıldığı yerlerde, özellikle Protestanlığın etkisi altında olan ingilizce ve almancada kullanılan terimin kökeni grekçeden değil, lâtinceden gelir. Bu köken de zamanla değişikliğe uğrayarak şimdiki anlamını almıştır. Aslındaki sözcük, saeculum sözcüğü 'çağ' anlamına gelir ki arapçada bunun karşılığı asr'dır..»
• «Katolik Hıristiyanlığın dışındaki Hıristiyanlık» ne demek? Protestanlık mı, Ortodoksluk mu? Önce, yayıldığı yerlerde diyorsunuz, sonra da özellikle Protestanlığın etkisi altında olan ingilizce ve almancada. İngilizce ve almanca yer mi?
• Kelimenin kökeni grekçeden değil, lâtinceden gelir. Lâtinceden gelse ne çıkar, grekçeden gelse ne çıkar! Kelimenin kökü ile mânâsı arasında münasebet aramak hastalığından kurtulun artık, sosyoloji okutuyorsunuz! «Dil bilim» de içtimaî bir ilimdir. Herhangi bir el kitabı bu vehminizi gidermeye kâfidir.
• Bu köken de zamanla değişikliğe uğrayarak şimdiki anlamını almıştır. Zamanla değişikliğe uğramayan köken mi var?
• «Aslındaki sözcük, saeculum sözcüğü 'çağ' anlamına gelir ki arapçada bunun karşılığı asr'dır.» Aldanıyorsunuz bay Berkes. Saeculum'dan gelen secular kelimesi, bu dünyaya yahut bugünkü hayata aidiyet belirtir. Zıddı: Ahiret, uhrevî hayat. Ruhanî veya dinî olmayan; dünyevî, cismanî. Başka bir mânâsı da, bir çağ veya çağlar boyunca yavaş yavaş ortaya çıkan, devrî olmayan, mevkufun zıddı. Nihayet: Manastır yemini veya kurallarıyla dünyadan ayrılmış olmayan, insanlar içinde yaşayan. Bir çağda veya bir asırda bir kere görülen.. Secularism, secular olma hali, dünya işlerine ehemmiyet verme, ahireti düşünmeme. Secularist: bütün ibadet şekillerini ve dinî sistemleri reddeden, dünyevî işlerle ilgilenen, manevîden çok maddîyle meşgul; dinin okullara konmasını veya karışmasını istemeyen. Secularization: dinî prensip veya gayelerin dünya işlerinden çıkarılması v.s.
Berkes'e devam edelim: «Laiklik teriminden önce asrîlik biçiminde bir sözcük kullanılıyordu. Bu sözcük secularism sözcüğünün kapsadığı anlamı taşırsa da, Cumhuriyet döneminden önceki dönemde
'çağa uymak' ya da 'onun gereklerine uyacak biçimde değişmek' anlamı, dincilerin elinde kötü bir kavram durumuna getirildi.»
1) Asrîlik, secularism sözcüğünün taşıdığı anlamı taşımaz. Asır, sadece zaman ölçüsüdür, dünya ile ilgisi yoktur. İşte lügatlerin verdiği mânâlar: zaman, devir, ahid, hengam. İstilahda yüz seneden ibaret zamana itlak olunur. Secularism, türkçeye aşağı yukarı «dehrîlik»le çevrilebilir (dehr: cihan, âlem, tabiat, hayat; dehriye: dünyanın yaratılmadığını, ezelî olduğunu, ruhun gövdeden ayrı bir varlık olmadığını, maddenin temel olduğunu ileri süren felsefe sistemi). Aşağı yukarı dedik, zira Batı'nın hiçbir kelimesi türkçede tam olarak karşılanamaz. Asrî kelimesini (bu kelime hiçbir zaman çağa uymak veya onun gereklerine uyacak biçimde değişmek mânâsını taşımaz) tehzil eden dinciler değil romancılardır, Hüseyin Rahmi ve Ercüment Ekrem gibi.
Sayın yazara göre, laiklik eşittir asrîlik, eşittir secularism. Ama bu kelimeler «halkın kulağında olumsuz çağrışımlar yaptığından (hangi halkın, olumsuz çağrışım ne demek?)» çağdaşlaşmayı tercih ediyor. Ve yeni bir tarifle mefhumu zenginleştirmek ihtiyacını duyuyor: «kutsallaşmış gelenek boyunduruğundan kurtulma». Anlamadınız mı? Berkes, izahat veriyor: «bu terimde, laicisme teriminde olandan farklı olarak, kilise ya da kilise adamı, kurul ve kuralları, yetkilileri ile onların dünyasal karşıtlarının -klerikus ile laikus'un- karşı karşıya gelmesi, çok sayıda ölçülere birbirinden iyice ayırd edilmesi durumundan ziyade geleneksel, katılaşmış kurul ve kurallar karşısında zamanın gereklerine uyan kurul ve kuralları geliştirme dâvâsının yüz yüze gelmesi durumu vardır.» Sarih değil mi? Sayın Berkes için, çağdaşlaşmak mukaddesattan kopmaktır, mukaddesattan yani tarihten, haysiyetten, dilden, dinden. Avrupalılaşmaktan daha rezil, daha topyekûn bir kendi kendini inkâr (').
Türkiye'de Çağdaşlaşma, bir misyonerin kaleme aldığı «Tarih-i Tedenniyat-ı Osmaniye» (z). Niyazi Berkes, cümle kurmaktan âciz bir idrak fukarası. Herhangi bir müsteşrik kadar türkçe bilmeyen bu garip yazarın tesbit ve teklifleri de kendisi kadar garip. Bu maskaralıkları teşhir etmek, zavallı gençlerimizi felâkete sürükleyen hokkabazların ruh sefaletini sergilemeye yaradığı ölçüde faydalı-olacak...
NOTLAR :
(1) «Avrupalılaşmanın bile kendine göre beşerî tarafları var.
İçtimaî İlimler Ansiklopedisi'ne göre, Avrupalılaşma (veya Avrupalılaştırma):
«Rönesans'ın, reformun, ve sanayi inkılâbının neticesi olarak modern Avrupa'da kurulan içtimaî düzenin Asya, Amerika ve Afrika kültür ve medeniyetlerini damgalaması.
Avrupalılaştırma, siyasî bakımdan (parlemantarizm veya parti hükümeti olarak) demokrasi fikrini; yahud hükümranlık (bütün hükümet organlarının hükümran devlete tabi kılınması mânâsına); yahud (bu hükümranlığı desteklemek için yarı dinî bir tesânüd yaratacak olan) milliyetçilik fikrini kabul ettirmek diye tanımlanabilir.
İktisadi bakımdan, daha teferruatlı, daha âdil fakat daha az verimli ve ilerlemeye daha az elverişli kollektivist ve komünal medeniyetleri olan toplumlara ferdiyetçi kapitalizm, rekabet ve kontrol fikirlerini kabul ettirmek.
Sınaî bakımdan, el ve ev sanatları yerine fabrika sanayiini geçirmek. Eğitim bakımından, diğer kıtaları, Avrupa ilminde ilerlemenin, maddî -hattâ manevî- menfaatlan icabı olduğuna inandırmak. Yahut kabile geleneğinin disiplinini göz önüne sererek; misyonerin Kitabı Mukaddesi, bezirgâmn emtiası, idarecinin hüsnüniyeti ile bu disiplini ortadan kaldırmak diye târif edilebilir.
Avrupalılaştırmanın Asya üzerindeki tesiri -hem seyri, hem de neticeleri bakımından- Amerika ve Afrika'dakinden çok farklı olmuştur, farklıdır ve farklı olacaktır.
Şu anda mühim olan Asyanın Avrupalılaştmlmasıdır, zira Afrika'nın kabile ve komün kültür ve medeniyetleri şimdiden kontrol altına alınmıştır ve eninde sonunda Avrupa ferdiyetçiliğinin ve endüstrializminin baskısı ile yok olacaktır. Kuzey ve Güney Amerika'nın kültür ve medeniyetleri, Anglo-Sakson sömürgeciliği ve Lâtin ticari zihniyeti (komersiyalizeşın) yüzünden sona ermiştir. Halbuki Asya'da Hıristiyan medeniyetinin ferdiyetçiliği ve endüstriyalizmi, komersiyalizeyşını ve kapitalizmi ile islâmiyet'in veya Budizmin kollektivizmi, komünizmi, militarizmi ve mistisizmi arasında karşılıklı bir medd-ü cezir vardır.
Amerikan yerlileri veya Afrika zencileri için iki yol vardı: Avrupalılaşmak veya yok olmak. Halbuki Asya için böyle bir alternatif yoktur...».
(2) Tanınmış müstağriblerden Celâl Nuri İlerinin ünlü eseri.
 

Konu btsamim tarafından (02-04-2013 Saat 01:08 ) değiştirilmiştir..
btsamim isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 02-04-2013   #2
mismis
 
mismis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Mesajlar: 841
User ID: 16478
Tecrübe Puanı: 185987442
Reputation: 1859874361
mismis Süper Üyemismis Süper Üyemismis Süper Üyemismis Süper Üyemismis Süper Üyemismis Süper Üyemismis Süper Üyemismis Süper Üyemismis Süper Üyemismis Süper Üyemismis Süper Üye
Standart

Bu eser benim için gelmiş geçmiş en iyi tarih kitaplarından biridir.Teşekkürler Berkes iyi ki yazdın bu kitabı.
 

Konu mismis tarafından (02-04-2013 Saat 01:18 ) değiştirilmiştir..
mismis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 06-19-2013   #3
csper
 
Üyelik tarihi: Dec 2012
Mesajlar: 1
User ID: 17985
Tecrübe Puanı: 0
Reputation: 10
csper Yeni Üye
Standart

kardeşim bu kitab için bir link görmüyorum gösterebilrimisin
 
csper isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 06-19-2013   #4
25Temmuz

 
25Temmuz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2012
Mesajlar: 13.453
User ID: 75
Tecrübe Puanı: 214748384
Reputation: 2147483647
25Temmuz Süper Üye25Temmuz Süper Üye25Temmuz Süper Üye25Temmuz Süper Üye25Temmuz Süper Üye25Temmuz Süper Üye25Temmuz Süper Üye25Temmuz Süper Üye25Temmuz Süper Üye25Temmuz Süper Üye25Temmuz Süper Üye
Standart

Alıntı:
csper Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
kardeşim bu kitab için bir link görmüyorum gösterebilrimisin
Bölüm kitap tanıtım bölümü...
 
__________________
25Temmuz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 06-19-2013   #5
judas
 
Üyelik tarihi: May 2012
Mesajlar: 71
User ID: 352
Tecrübe Puanı: 46658645
Reputation: 466586389
judas Süper Üyejudas Süper Üyejudas Süper Üyejudas Süper Üyejudas Süper Üyejudas Süper Üyejudas Süper Üyejudas Süper Üyejudas Süper Üyejudas Süper Üyejudas Süper Üye
Standart

Unutturulmaya çalışılan insanlarımızın başında gelen Niyazi Berkes'i hatırlayan ve hatırlatan herkese gönülden teşekkürlerimi sunarım.

Eleştiri yazısının çok sert ve haksız olduğunu düşünsem de...
 

Konu judas tarafından (06-19-2013 Saat 19:14 ) değiştirilmiştir..
judas isimli Üye şuanda  online konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 06-22-2013   #6
jean marcel
 
jean marcel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2012
Mesajlar: 999
User ID: 1953
Tecrübe Puanı: 71265251
Reputation: 712652441
jean marcel Süper Üyejean marcel Süper Üyejean marcel Süper Üyejean marcel Süper Üyejean marcel Süper Üyejean marcel Süper Üyejean marcel Süper Üyejean marcel Süper Üyejean marcel Süper Üyejean marcel Süper Üyejean marcel Süper Üye
Standart

"Sayın Berkes için, çağdaşlaşmak mukaddesattan kopmaktır, mukaddesattan yani tarihten, haysiyetten, dilden, dinden. Avrupalılaşmaktan daha rezil, daha topyekûn bir kendi kendini inkâr .."


Makaleden Alıntı..


Ne diyelim? Bravo..
 
jean marcel isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 06-25-2013   #7
btsamim
 
Üyelik tarihi: Aug 2012
Mesajlar: 556
User ID: 3007
Tecrübe Puanı: 214748371
Reputation: 2147483647
btsamim Süper Üyebtsamim Süper Üyebtsamim Süper Üyebtsamim Süper Üyebtsamim Süper Üyebtsamim Süper Üyebtsamim Süper Üyebtsamim Süper Üyebtsamim Süper Üyebtsamim Süper Üyebtsamim Süper Üye
Standart

Alıntı:
judas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Unutturulmaya çalışılan insanlarımızın başında gelen Niyazi Berkes'i hatırlayan ve hatırlatan herkese gönülden teşekkürlerimi sunarım.

Eleştiri yazısının çok sert ve haksız olduğunu düşünsem de...

kıtap lınkı burada
[Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]
 
btsamim isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 06-26-2013   #8
jean marcel
 
jean marcel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2012
Mesajlar: 999
User ID: 1953
Tecrübe Puanı: 71265251
Reputation: 712652441
jean marcel Süper Üyejean marcel Süper Üyejean marcel Süper Üyejean marcel Süper Üyejean marcel Süper Üyejean marcel Süper Üyejean marcel Süper Üyejean marcel Süper Üyejean marcel Süper Üyejean marcel Süper Üyejean marcel Süper Üye
Standart

Teşkkür ederim sevgili btsamim,


Harika bir çalışma..
 
jean marcel isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 12-19-2013   #9
fakirhane
 
Üyelik tarihi: Sep 2012
Mesajlar: 33
User ID: 5665
Tecrübe Puanı: 8
Reputation: 10
fakirhane Yeni Üye
Standart

Cemil Meriç'in Mağaradakiler adlı kitabından çok sıkı bir eleştiri. Acaba Berkes karşılık verdi mi?
 
fakirhane isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 12-19-2013   #10
jackky
 
Üyelik tarihi: May 2012
Mesajlar: 238
User ID: 229
Tecrübe Puanı: 8679626
Reputation: 86796193
jackky Süper Üyejackky Süper Üyejackky Süper Üyejackky Süper Üyejackky Süper Üyejackky Süper Üyejackky Süper Üyejackky Süper Üyejackky Süper Üyejackky Süper Üyejackky Süper Üye
Standart

Alıntı:
Niyazi Berkes, cümle kurmaktan âciz bir idrak fukarası.
Cemil Meriç'in yaptığı, eleştiri değil açıkça hakaret kapsamına giriyor.
 

Konu jackky tarafından (12-19-2013 Saat 18:33 ) değiştirilmiştir..
jackky isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Cemil Meriç Diyor ki lerzesiz Güzel ve Özlü Sözler 3 06-21-2014 22:17
Honore de Balzac - Otuzundaki Kadın Tec: Cemil Meriç Sayfa: 5-12 Remaver Kitap İstekleri 4 11-30-2012 01:51
Cemil Meriç - Mağaradakiler btsamim Kitap İstekleri 0 09-14-2012 20:15


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 23:52.

Forumumuz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan, yer sağlayıcı olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, forum yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, ekyasal@gmail.com mail adresinden bize ulaşabilirler.


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.