Eski Kitaplarım - Eskiden günümüze kitaplar  

Go Back   Eski Kitaplarım - Eskiden günümüze kitaplar > E-Kitaplar - Mizah Dergileri - Dergiler - Cizgi Romanlar > Fantastik ve Bilimkurgu Kitapları > Baskan Yayınları "Kurgu-Bilim Dizisi"


Cevapla
 
Seçenekler
Alt 02-13-2016   #1
zamangezgini
 
zamangezgini - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2012
Mesajlar: 1.127
User ID: 268
Tecrübe Puanı: 214748372
Reputation: 2147483647
zamangezgini Süper Üyezamangezgini Süper Üyezamangezgini Süper Üyezamangezgini Süper Üyezamangezgini Süper Üyezamangezgini Süper Üyezamangezgini Süper Üyezamangezgini Süper Üyezamangezgini Süper Üyezamangezgini Süper Üyezamangezgini Süper Üye
Standart H. G. Wells - Dünyanın Sonuna Doğru (Baskan-02)

H. G. Wells - Dünyanın Sonuna Doğru (Baskan-02) OCR PDF



Bu pdf dosyasında Adobe acrobat Reader 11 Proda metin tanıma işlemiyle clearscan yaptıktan sonra sayfalardan alt katman temizleme işlemiyle yeniden düzenledim. Oluşan optik karakter okuma hatalarını okuyarak düzelttim. Böylece tıpkıçekim cs pdf olarak yeni dosya elde ettim. Göz dostu RCS PDF zaten genellikle yaptığım artı bir ürün...




H. G. Wells - Dünyanın Sonuna Doğru CS PDF: [Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]



H. G. Wells - Dünyanın Sonuna Doğru RCS PDF: [Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]


H.G Wells ve Sosyalizm – 3. Bölüm: Dünyaların Savaşı

“Fakat boş değillerse, bu Dünyalarda kimler yaşıyor?"

Dünyanın efendileri biz miyiz yoksa onlar mı? Ve her şey insan için nasıl yaratılmış olabilir?” -Johannes Kepler

“O şey geliyordu. Dünya’ya savaş açmaya.” Dünyalılar ve diğerleri şeklinde yaratılan ikili yapı, bilimkurgunun başlıca temalarındandır. 1898 yılında kaleme aldığı Dünyaların Savaşı adlı eserinde ‘o şey’ diyerek dünyalılardan farklı bir varlığın geliş anına işaret eden Wells, bu ikiliği özellikle geleceği tahmin edecek ve var olan dünya düzenini eleştirecek şekilde kullanır. 2002 yılında romana bir eleştiri yazısı yazan ve bu yazısı romanın önsözü olan Arthur C. Clarke’a göre, bu romanın “içindeki bazı pasajlar geçen yüzyılın sonunda yazıldığı dönemden çok günümüze uygundurlar.” Çünkü gerek zehirli gaz ve uçakların savaşta kullanımlarının romanda anlatılması, gerekse de savaş arenasının yıkıcı gücünün romanda benzersiz şekilde betimlenmesi sayesinde, Wells bu eseri aracılığıyla “I. Dünya Savaşı ve II. Boer Savaşı’nı” önceden betimlemiş gibidir. Ayrıca romanda yalnızca toplumsal düzen, hegemonya, ötekileştirme ve birlik odaklı temalar değil; aynı zamanda bilim ve teknolojinin gücü, evrim teorisinin etkileri, etiğin evrimi, aklın eğitimi gibi meseleler de Wells’in diğer üç romanından daha geniş çaplı bir şekilde temalandırılır. Yine Arthur C. Clarke’ın Wells hakkında;

“… o insanların gelişmeyi başarabilecekleri bütün dünyalarda akla dayanan, barışçıl toplumlar kuracaklarına inanıyordu. Bugün, türümüzün tarihinde daha önce hiç olmadığı kadar, bizim buna ihtiyacımız var.”
diyerek, Wells’in yazdıklarının okuru bağlayıcı kısımlarını net olarak dile getirmesi de yine aynı sonucu vurgular: Roman boyunca genel hedef Marslıların istilasına uğrayan medeniyetin kurtuluşu için en ideal yolları dile getirmek, bu sayede o zamanın ve ileriki çağların aynı hataya düşmesini engellemek ve barışın devamını sağlamak ön plandadır.

Zaman Makinesi’nde anlatıcının şimdiki zamandan geleceğe, Görünmez Adam’da ise Yabancı’nın kendini ayrı tuttuğu şimdiki zamana müdahale etmesi anlatılırken; Dünyaların Savaşı’nda Marslıların gelecekten gelerek dünyaya müdahale etmesi (bir nevi bir karşı atak) ve hatta saldırıda bulunması söz konusudur. Marslıların Gelişi ve Marslıların Kontrolündeki Dünya şeklinde iki kitaba ayrılan romanın birinci kitabında betimlenen Marslıların saldırılarıyla amaçladıkları bir nevi Dünya’yı hegemonyaları altına alarak kolonileştirmektir. Kitabın eleştirmenlerinden John Batchelor’a göre, Wells bu yönde bir işgal edebiyatıyla, “19. yüzyılın sonlarında Avrupa’nın Afrika’yı uygarlaştırması esnasında yaptıklarıyla açık bir şekilde paralellik kurar.” Çünkü zamanında Avrupa, kendi ihtiyaçları doğrultusunda Afrika üzerine gidip oranın kaynaklarını sömürürken, ”Marslıların besin kaynağı olarak inkar edilemeyecek şekilde insanları yeğlemeleri” ve insanlardan kanı alıp direkt olarak kendi bedenlerine enjekte etmeleri benzer şekilde metaforlaştırılır.

Üstelik Marslıların saldırısı kesin olarak İngiltere’ye bir ihtimal de “Berlin ya da Paris… belki de daha kuzeye doğru” gerçekleşir, çünkü eğer bir “Dünyaların Savaşı” olacaksa bu ancak Avrupa odaklı başlayan ve devam eden bir savaş olabilir. Ayrıca romanın ikinci kısmında anlatıcı Marslılardan saklandığı yerden çıkıp bir adamla karşılaşınca, adamın yaşanan onca felakete rağmen anlatıcıya hemen “Burası benim bölgem. Nehre kadar tepenin tümü ve arka tarafta Clapham’a ve kırın kıyısına kadar olan yerler” demesi de yine insanın içindeki hegemonya eğilimine bir nokta atışıdır. Peki bu izlenimlerin haricinde, böyle bir işgal edebiyatıyla toplumculuk bazında anlatılmak istenen nedir?

Dünya’dan daha yaşlı olan Mars’ın küresel soğuma evresine girmesiyle beraber Marslılar -bir nevi kendi gezegenlerinin tükenmesinin ardından- yeni yaşam alanı olarak kendilerine Dünya’yı seçer ve bir çok silindir şeklinde makine ile İngiltere’ye saldırırlar. Yine ismi bilinmeyen bir ana karakter (malum Wells ana karakterleri isimlendirerek ön plana çıkarmaktan ziyade onları isimsiz bırakarak bireyin değil toplumun önemini vurgular) roman boyunca anlatıcılık yapar. Eşi ve hizmetçisini henüz bir füze saldırısına uğramamış olan Londra’ya bırakan anlatıcıya göre, her ne kadar Marslıların saldırısı bir felaket niteliğinde olsa da bu saldırının birleştirici bir yanı vardır: “Dünya tarihinde daha önce bu kadar büyük bir kalabalık birlikte hareket edip, birlikte acı çekmemiştir.” Ama yine de Marslıların saldırısından önce “Farkında değildim, ama pek uzun sürecek tuhaf ve korkunç günler boyunca uygar bir ortamda yiyeceğim son akşam yemeğiydi” diyerek uzaylıların istilasının uygarlığa tehdit olduğunu düşünen ve bir nüansla ‘son akşam yemeği’ göndermesi yapan anlatıcı, bir toplumun başka bir güç tarafından hegemonya altına alınmakla nasıl bir felaketle karşılaşacağı mesajını verir.

Kısa bir sürede Richmond, Kingston, Wimbledon ve Londra’yı ele geçiren Marslılar; yaklaşık altı milyon insanın yaşadıkları şehirleri terketmelerine, geri kalanların da neredeyse tümünün ölümüne sebep olurlar. “Bu uygarlığın yıkılışının, insanoğlunun sonunun başlangıcı” olur. Hükümet, insanlara tehlike arz eden şehirleri terk etmeleri konusunda anonslarda bulunurken, anlatıcı Londra’da önce bir asker sonrasında ise bir papazla birlikte bir eve sığınarak Marslıların gitmesini bekler. Wells’in tıpkı diğer üç romanında olduğu gibi bu romanda da yine yalnız kalan ana karakterin etrafında o ya da bu şekilde hep birileri bulunur. Saldırıdan topyekün kaçan insanlar arasından ‘sürüden ayrılanın kapıldığı’ bir sistemde yalnız kalanlar hep ölmektedirler. Dolayısıyla birlik olmanın yüceltildiği bu romanda, insanların yalnızca kendilerini değil herkesi düşünmeleri gerektiği vurgulanır. Örneğin;

“Çabucak evimi terk etmem gerektiğini ve bu nedenle arabaya ihtiyacım olduğunu (meyhaneciye) açıkladım. O anda meyhanecinin de neredeyse aynı derecede acil olarak kendi evinden ayrılmasının gerekeceğini düşünememiştim.”
diyen anlatıcı başta yalnızca kendisini düşünür. Üstelik bunu yapan sadece anlatıcı değil belki de tüm halktır, çünkü kimse ne komşusunu tanır ne de başkalarıyla beraber bir şeyler yapmaktan hoşlanır. İnsanlar ancak Marslıların ilk attığı füzenin ışığı üzerine tartışırken ya da ilk gelen silindirin kapılarının ardında ne olduğunu çözmeye çalışırken bir araya gelmeye başlarlar. “Sustuk ve bir süre boyunca bana kalırsa birbirimize eşlik etmekten az da olsa bir rahatlık hissi duyarak, olanları izlemeye koyulduk” diyen anlatıcı insanların beraber bir şeyler yapmaya zamanla ne kadar uzak kaldıklarını belirtir. Wells’in tıpkı “Medeniyeti Kurtarma: İnsanlığın Muhtemel Geleceği” adlı fikir yazısında zaman içinde medeniyet tanımını önce İngiltere, sonra Avrupa en sonunda da Dünya geneline yayması gibi, bu romanda da Marslıların istilası insanların birlik inancının ölçeğini büyütür ve bu istila “insanoğlunun hep birlikte yaşaması gerektiği düşüncesine büyük bir destek kazandırmıştır.”

Romanda bir medeniyet olarak hep birlikte yaşamın gerekliliğini vurgulamanın bir diğer yolu da Marslıların ötekileştirilmesidir. İnsanların bilinmeyene karşı takındıkları negatif tavrı göstermek için romanda sürekli olarak tıpkı Görünmez Adam’da insanların Griffin’i ötelemesi gibi, insanların Marslılar’dan iğrenmesi ve onları ‘başka’ varlıklar olarak görmesi eleştirilir. Dünya’ya ilk varan silindirin açılmasını bekleyenlerden biri olan anlatıcının “herkes bir adamın çıkmasını bekliyordu –belki biz dünya üzerindeki insanlardan biraz farklı bir adam, ama esasları bakımından bir adam işte” demesi, bir nevi insanların kendileri gibi olmayan varlıkların varlığından dahi emin olmadıklarının canlı kanıtıdır. Üstelik hem Zaman Makinesi’nde Zaman Gezgini’nin Morlockları ilk gördüğünde onlardan tiksinmesi hem de Görünmez Adam’daki yan karakterlerin Görünmez Adam’ı iğrenç, tuhaf, yabancı biri olarak nitelemesi gibi; bu romanda da insanlar Marslılara benzer “şeytan” emsalinde yakıştırmalar yaparlar:

“Canlı bir Marslı görmeyen birinin, yaratığın görünüşünün yarattığı o acayip dehşeti hayal etmesi mümkün değildir… Bu ilk karşılaşmada, ilk bakışta bile tiksintiyle dolmuş ve dehşete kapılmıştım.”
Ayrıca romandaki yan karakterlerden Bayan Elphinstone, daha önce İngiltere’den başka hiçbir ülkede bulunmamış, Marslıların saldırısıyla da diğerleri gibi ülkesini terk etmek zorunda kalmıştır. Anlatıcının bu bayan hakkında “kendini hiç kimseyi tanımadığı yabancı bir ülkede bulmaktansa ölmeyi tercih edebilirdi… Zavallı kadına Fransızlarla Marslılar birbirinin aynısı olacakmış gibi geliyor olmalıydı” demesi ise Bayan Elphinstone gibi bir yan karakterin o zamanın insanlarının yabancılara nasıl baktığını gösterir. Yani Wells Dünyaların Savaşı adlı romanında toplumculuk temasını işlerken hem Avrupa hegemonyasını ve bireyin sahiplenmeye duyduğu eğilimi eleştirir, hem hümanistik bağlamda ötekileştirmenin yanlışlığını işaret eder, hem de birlik ve beraberliği önce milli sonra evrensel ölçekte vurgulayarak ileriki yıllarda yaşanmış olan I. Dünya Savaşı ve II. Boer Savaşı’nı önceden biraz olsun betimlemiş olur. Tüm bu mesajları da I. Dünya Savaşı sonrası yazdığı Medeniyeti Kurtarma: İnsanlığın Muhtemel Geleceği adlı eserinde bir nevi projelendirir.
Yazan: Özge Özçelik


 
__________________

Konu zamangezgini tarafından (02-13-2016 Saat 23:41 ) değiştirilmiştir..
zamangezgini isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 02-14-2016   #2
bull
 
bull - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2012
Mesajlar: 4.339
User ID: 308
Tecrübe Puanı: 126396823
Reputation: 1263968127
bull Süper Üyebull Süper Üyebull Süper Üyebull Süper Üyebull Süper Üyebull Süper Üyebull Süper Üyebull Süper Üyebull Süper Üyebull Süper Üyebull Süper Üye
Standart

zamangezgini, her zamanki gibi kaliteli ve benzeri az bulunur bir paylaşım. Emeklerinize sağlık.
 
bull isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 08-19-2016   #3
kozkul
 
Üyelik tarihi: Oct 2013
Mesajlar: 65
User ID: 23492
Tecrübe Puanı: 21474843
Reputation: 214748382
kozkul Süper Üyekozkul Süper Üyekozkul Süper Üyekozkul Süper Üyekozkul Süper Üyekozkul Süper Üyekozkul Süper Üyekozkul Süper Üyekozkul Süper Üyekozkul Süper Üyekozkul Süper Üye
Standart

teşekkürler
 
kozkul isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 03-04-2017   #4
joker2017
 
Üyelik tarihi: Mar 2017
Mesajlar: 25
User ID: 50719
Tecrübe Puanı: 3
Reputation: 10
joker2017 Yeni Üye
Standart

teşekkürler
 
joker2017 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 09-24-2017   #5
ada
 
Üyelik tarihi: Aug 2012
Mesajlar: 7.891
User ID: 2669
Tecrübe Puanı: 145762054
Reputation: 1457620413
ada Süper Üyeada Süper Üyeada Süper Üyeada Süper Üyeada Süper Üyeada Süper Üyeada Süper Üyeada Süper Üyeada Süper Üyeada Süper Üyeada Süper Üye
Smile Teşekkürler

Teşekkürler
 
ada isimli Üye şuanda  online konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 09-24-2017   #6
fatihpelle
 
Üyelik tarihi: Sep 2012
Mesajlar: 3.464
User ID: 5998
Tecrübe Puanı: 66933389
Reputation: 669333801
fatihpelle Süper Üyefatihpelle Süper Üyefatihpelle Süper Üyefatihpelle Süper Üyefatihpelle Süper Üyefatihpelle Süper Üyefatihpelle Süper Üyefatihpelle Süper Üyefatihpelle Süper Üyefatihpelle Süper Üyefatihpelle Süper Üye
Standart

Teşekkürler.
 
fatihpelle isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 3 Hafta önce   #7
durfin
 
Üyelik tarihi: Feb 2018
Mesajlar: 394
User ID: 67366
Tecrübe Puanı: 21474839
Reputation: 214748382
durfin Süper Üyedurfin Süper Üyedurfin Süper Üyedurfin Süper Üyedurfin Süper Üyedurfin Süper Üyedurfin Süper Üyedurfin Süper Üyedurfin Süper Üyedurfin Süper Üyedurfin Süper Üye
Standart

Teşekkürler ....
 
durfin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
HG Wells - Dünya'nın Sonuna Doğru memogianni Baskan Yayınları "Kurgu-Bilim Dizisi" 1 3 Hafta önce 15:36
Herbert George Wells - The War of the Worlds zamangezgini Çizgi Romanlar 4 09-24-2017 15:25
Herbert George Wells - Doktor Moro'nun Adası - Tıpkıçekim PDF zamangezgini Fantastik ve Bilimkurgu Kitapları 9 12-09-2015 01:14
Sokrates - Savunma btsamim Güzel ve Özlü Sözler 1 01-01-2014 01:31
Warcraft Hikayesi spiderh Fantastik ve Bilimkurgu Kitapları 5 02-09-2013 18:18


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 18:27.

Forumumuz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan, yer sağlayıcı olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, forum yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, ekyasal@gmail.com mail adresinden bize ulaşabilirler.


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.