Eski Kitaplarım - Eskiden günümüze kitaplar  

Go Back   Eski Kitaplarım - Eskiden günümüze kitaplar > Eski Kitaplarım Genel Bölüm > Kutlama Mesajları > Önemli Günler ve Olaylar


Cevapla
 
Seçenekler
Alt 1 hafta önce   #1
ada
 
Üyelik tarihi: Aug 2012
Mesajlar: 7.889
User ID: 2669
Tecrübe Puanı: 141004648
Reputation: 1410046352
ada Süper Üyeada Süper Üyeada Süper Üyeada Süper Üyeada Süper Üyeada Süper Üyeada Süper Üyeada Süper Üyeada Süper Üyeada Süper Üyeada Süper Üye
Smile 8 Ekim

8 Ekim

1806 Napolyon Prusya'ya karşı harekete geçti. İngiltere ile Rusya Fransa ile barış yapmak için müzakerelere giriştiler. İngiliz-Fransız barış görüşmeleri Şubat 1806'da ve Rus-Fransız barış görüşmeleri de Mayıs 1806'da başladı. Bir kaç ay devam eden bu görüşmelerde bir anlaşma sağlanamadı. Görüşmeler sonuçsuz kaldığı gibi, Rusya ve İngiltere, Prusya'yı da Fransa'nın ittifakından ayırmayı başardılar. Zaten Prusya, Fransa'nın ittifakına istemeyerek ve korku yüzünden girmişti. İngiltere ve Rusya tarafından desteklendiğini görünce, Fransa'nın ittifakından çıktı ve 1806 Temmuzunda Rusya ile bir anlaşma imzaladı. Napolyon bu durumu görünce, Rusya Prusya'nın yardımına gelmeden, Prusya'yı ezmek istedi ve 8 Ekim 1806'da Prusya'ya karşı harekete geçti. Aslında Napolyon, İngiltere, Rusya ve Prusya'nın meydana getirdiği Dördüncü Koalisyon ile savaşa tutuşmuştu. Prusya, Napolyon karşısında fazla tutunamadı. 14 Ekim 1806'da, batı Saksonya'da jena'da Prusya orduları ağır bir yenilgiye uğradı ve Napolyon Berlin'e girdi. Bütün Prusya Napolyon'un eline geçti.
[Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]
[Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]

1853 6. Osmanlı Rus Savaşı çıktı. 
Olmütz görüşmeleri İngiltere'yi kuşkulandırdı. Görüşmelerde, Osmanlı İmparatorluğu'nun taksiminin söz konusu olmasından endişe ederek, Avusturya ile Rusya'nın birleşmesinden korktu ve 8 Ekim 1853'de, Çanakkale Boğazı önündeki donanmasını Boğazdan içeri sokup İstanbul önlerine yolladı. İngiltere'yi Fransa izledi. Osmanlı Devleti, 4 Ekim’de Rusya'dan Eflak-Buğdan'a girmiş olan Rus kuvvetlerinin 15 gün içinde işgal ettiği topraklardan çekilmesini istedi. Rusya reddedince, Osmanlı Devleti de Rusya'ya savaş ilan etti. Savaş fiilen 23 Ekimde başladı.
[Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]

1857 19 Eylül’de Buğdan'da, 26 Eylül’de Eflak’ta yeni seçimler yapıldı seçimleri, her iki eyalette de birleşme taraftarları kazandı. Her iki eyaletin Divan'ları, 8 Ekim'de yaptıkları toplantılarda, Eflak ve Buğdan'ın "Romanya" adı altında birleşmesi ve bu birliğin başına da Avrupa hükümdar ailelerinden bir Prens'in getirilmesi kararını aldı.

1908 Tatil-i Eşgal yasası ile grevler, sendikalar yasaklandı.

1912 Osmanlı ile Karadağ, Yunanistan, Bulgaristan ve Sırbistan arasında 1. Balkan Savaşı başladı. Daha önce Fransa Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Poincaree savaşı önlemek için inisiyatifi ele aldı. Poincare'ye göre, Balkan devletlerini frenlemek için, Üçlü İtilaf, yani Fransa, İngiltere ve Rusya kendi aralarında bir formül tespit etmeli ve bu formülü Almanya ve Avusturya'ya teklif etmeliydi. Poincare 22 Eylülde İngiltere ve Rusya'ya şu formülü önerdi: Devletler, dört Balkan devleti nezdinde yapacakları girişimde, Balkanlarda var olan durumu değiştirebilecek veya bozabilecek hareketlerden kaçınmalarını önerdi. Balkanlılar bu öğüdü kabul etmezlerse, devletler, zaferi kim kazanırsa kazansın, toprak kazancını kabul etmeyeceklerdi. Eğer, gelişmeler büyük devletlerin kara veya deniz kuvveti kullanmasını gerektirirse, bu konuda aralarında görüşeceklerdi. Nihayet, bu arada devletler, Osmanlı Devleti'nden de Balkan yarımadasındaki toprakların Hristiyan halkı için "derhal" ıslahat, yani reformlar yapmasını isteyeceklerdi. Poincare'nin bu girişimi tam bir yılan hikayesine döndü. İlginçtir, Fransa’nın inisiyatifi ele alması önce Rusya'yı rahatsız etti. Fransa'nın Londra elçisi Paul Cambon, Poincare'ye şöyle yazıyordu: "Balkanlar söz konusu oldukça, Petersburg'da, dışardan gelen girişimlerden hoşlanılmıyor. Bu çeşit girişimlere destek vermek gerektiğinde, yönetimin Rusya'nın elinde olması isteniyordu. Başka türlü olursa, Rusya'nın küçük Slav devletleri üzerindeki nüfuzunun zayıflayacağı sanılıyordu. Sazanov bu girişim için ikna edildi. İngiltere ise en zor ikna olanlardan oldu. Dışişleri Bakanı Edward Grey, “Bu fikri destekleyeceğim” demekle yetindi, fakat ondan ötesinde aktif bir rol almak istemedi. Çünkü İngiltere Osmanlı Devleti'ne baskı yapılmasından yana değildi. Osmanlı Devleti ise, "ültimatom" niteliğindeki bir girişimi kabul etmeyeceğini, fakat gerekli reformları yapma konusunda devletlere söz verebileceğini bildirdi. Poincare'yi en fazla destekleyen Almanya oldu. Almanya'nın önerisi üzerine, gerek Balkan devletleri, gerek Osmanlı Devleti düzeyinde yapılacak girişimin, bütün devletler adına, Balkanlarla en fazla ilgili Rusya ve Avusturya tarafından yapılmasına karar verildi. Ancak bu kez de, Avusturya'nın çeşitli nitelikteki itiraz ve isteklerini karşılama sorunu ortaya çıktı. Bu sorunun giderilmesine çalışıldığı bir sırada Ekim ayı geldi. Ekim'in ilk günlerinde Balkanlılar askeri hazırlıklarını yoğunlaştırırken, 8 Ekim 1912’de Karadağ Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etti. Oysa planlanan uluslararası girişim, bir patlamanın önlenmesi içindi. Şimdi ise artık patlama olmuştu. Poincare “devletlerin girişimi başladığında, patlamasından korkulan volkan, zaten ilk lavlarını püskürtmeye başlamıştı” dedi. Karadağ'ın 8 Ekimde savaş ilan ettiği gün, ilk silahı bizzat Karadağ Kralı patlattı. Aslında Balkan devletleri 30 Eylül’de ve Osmanlı Devleti de 1 Ekim’de seferberlik ilan etmişlerdi. 17 Ekim 1912’de Bulgaristan ve Sırbistan Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etti. İki gün sonra da Yunanistan savaşa katıldı. 20 Ekim’de de Sırplar savaşa katıldı. Osmanlı Devleti de ister istemez adı geçen Balkan devletlerine savaş ilan etti. 1912 yazında, yani savaş başlamadan önce, Rusya da dahil bütün devletlerin tahmini, Balkanlılar Osmanlı Devleti'ne savaş açtığı takdirde, hepsinin yenilgiye uğrayacağı şeklindeydi. Onun için savaşın çıkmasını önlemeye çalışmışlardı. O kadar ki, 8 Ekim 1912 tekliflerini verirken, Sazanov düşüncelerini hatıratında şu cümlelerle ifade etmektedir: "Üç maddeye verdiğimiz destek, sonucu belli olmayan bir Balkan savaşı tehlikesini son dakikada önlemekti. Kader çizilmeye başlamıştı. Onların (Balkanlıların) cesurane teşebbüslerinin uygun olmayan bir sonuca ulaşması durumunda facialara sebep olmasını önlemek Balkan halklarının dostlarına düşen bir görevdi. Saldırılarının kendileri için yok edici olmaması hususunda Balkanlı dostlarımızı daha iyi koruyabilmek için Müttefik (Balkanlı) kuvvetleri yenilgiden kurtarabileceğimi ümit ediyordum". Almanya, fakat özellikle Avusturya da Osmanlı Devleti'nin Balkan devletlerini yenilgiye uğratacağına inanıyorlardı. Avusturya'nın Arnavutluk’u kontrolü altına almak istemesi bile bu inanca dayanmaktaydı. İngiltere'nin bile, Balkanlıların galip geleceğine inandığına dair bir işaret yoktu. Bütün bu öngörü ve ümitler, Avrupa'nın şaşkın bakışları arasında, boş çıktı. Osmanlı Devleti savaşa çok kötü şartlar içinde girdi. Özellikle ordunun geri ikmali kötüydü. Çarpışmaların ilk gününden itibaren, askerin yiyeceği ve beslenmesi bir sorun oldu. Ayrıca, komutanlar arasında, aynı zamanda siyasal gerekçelere dayanan, anlaşmazlıklar ve çatışmalar da vardı. Balkanlıların askeri gücüne gelince: 4.3 milyon nüfuslu Bulgaristan'ın seferi gücü, milislerle beraber 400 bin kadardı. 2.8 milyon nüfuslu Sırbistan ise, ihtiyatları ile birlikte 260 bin kişilik bir seferi güce sahipti. 2.6 milyon nüfusa sahip Yunanistan'ın askeri gücü ise azami 125 bin kişiydi. Yalnız, diğer Balkan devletlerinden farklı olarak, Yunanistan'ın irili ufaklı, 57 parçalık bir deniz gücü de vardı. Bunlar arasında 10.000 tonluk bir zırhlısı ve 12 tane de torpidobotu bulunmaktaydı. Osmanlı Devleti’ne ilk savaş ilanını yaparak Balkanlılar arasında kahramanlık kazanan Karadağ'ın 250 bin nüfusu ve 40-45 bin civarında askeri bulunuyordu. Osmanlı Devleti'nin, Trakya'da Bulgaristan cephesine karşı kuvveti de dahil, bütün Makedonya'daki kuvvetinin 500 bindi. Bununla birlikte, Makedonya'daki esas kuvvetin, Bulgaristan cephesi de dahil 350 bini geçmiyordu.

1918 Talat Paşa'nın sadrazamlıktan istifası üzerine, kabineyi kurma görevi Tevfik Paşa’ya verildi. ancak Tevfik Paşa 11 Ekim 1918’de kabineyi kuramayacağını bildirince görev 14 Ekim 1918 günü̈ Ahmet İzzet Paşa’ya verildi.

1919 Atatürk tüm telgraf memurlarına teşekkür etti: “Telgraf memurlarının her türlü̈ güç̧ şartlara rağmen yasal isteklerimizi desteklemesi, millî birliğin pek kıymetli bir etkeni olduğundan bütün millet adına hepinizi tebrik ile teşekkür ederim.”

Amiral Webb'in raporu: "Eski sadrazam Damat Ferit, Padişahın tahtından indirileceğinden kaygı duyduğunu söyledi."

1920 ikinci Pozantı Kongresi.

1922 Atatürk Mudanya Konferansı görüşmelerine ilişkin telgrafla bilgi veren İsmet İnönü’ye yanıt verdi: “Konferansın olumsuz sonuca doğru daha fazla sürmesinden doğacak olan engellerin ve bütün uygarlık dünyası gözündeki büyük mesuliyetin sorumluları biz olmadığımızı ve olmak istemediğimizi, dünyanın takdir edeceğine kuşkumuz yoktur.”

Atatürk “Büyük Zafer” nedeniyle kendisine gelen tebriklere açık toplu teşekkür açıklaması yaptı: “Yoğun meşguliyetten ve bu sebeple bunların tümüne ayrı ayrı cevap vermek imkânsızlığından dolayı özel teşekkürlerimi açık olarak ifade ediyorum”

1924 Atatürk Sarıkamış’tan Erzurum’a geçti.

1925 Atatürk Bursa’dan Balıkesir’e gitti. Halka seslendi: “Türk ulusunu kendi nefsini bile anlamaktan alıkoyan seller, setler imha edilmiştir, yıkılmıştır. Ve boyuna yok edilecektir, yıkılacaktır!”

1926 Atatürk, Ankara dolaylarında yapılan askerî manevraları izledi.


1927 Monoklonal antikor üretimi için geliştirdiği teknik ile araştırmalar ve tanı koyma yöntemlerine katkıda bulunan Moleküler biyolog Cesar Milstein doğdu. Çalışmalarından dolayı Nobel Fizyoloji ve tıp ödülünü G. Köhler ve N. K. Jerne ile paylaştı.

1931 Yüksekokullarda Fransızca dışında ikinci bir yabancı dil okutulması kabul edildi.

1934 kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildi

1936 İspanya Hükümeti Bask bölgesinin özerkliğini resmen tanıdı.

Son Osmanlı Sadrazamı Tevfik Oktay Paşa İstanbul’da öldü.
Türkiye ile Fransa arasında 20 Ekim 1921 de imzalanan Ankara İtilafnamesi ile, Suriye sınırları içinde bırakılan İskenderun Sancağına özel bir idare şekli tanınmıştı. Türk parası orada resmi niteliği haiz olacak ve Sancak halkı milli kültürlerinin korunmasında
her türlü kolaylıktan yararlanacaktı. Daha önce de gördüğümüz gibi, Fransa'nın mandater devlet olarak Suriye’ye yerleşmesi kolay olmadı
 ve bir hayli uğraştı. Avrupa buhranlarının aldığı istikamet karşısında Fransa, Suriye ve Lübnan ile münasebetlerini yeni bir düzene
 sokarak 1936 Eylülünde Suriye’ye ve 1936 Kasımında da Lübnan'a bağımsızlık verdi. Lakin Suriye’ye bağımsızlık veren ve Suriye
ile Fransa arasında ittifak kuran 1936 Eylül antlaşmasında İskenderun Sancağı hakkında hiçbir hüküm yoktu. Yani Fransa Suriye'den
çekilirken, Sancak üzerindeki yetkilerini Suriye’ye terk etmekteydi.
Bu sebeple, Türk hükümeti bu durumu kabul etmedi ve Milletler Cemiyeti Konseyinin toplantısı sırasında Eylül ayında Cenevre'de Fransa
ile yapılan görüşmeler müsait bir gelişme göstermeyince, 9
Ekim 1936 da Fransa’ya verdiği resmi bir notada, Suriye’ye yapıldığı
gibi, İskenderun Sancağına da bağımsızlık verilmesini istedi.


1937 Atatürk, trenle Ankara’dan Aydın’a gitti.


1938 Atatürk Dolmabahçe Sarayı’nda Kılıç Ali’yle görüştü.

1940 Isı kuramını çeşitli doğa olaylarına, özellikle yer kürenin ve yıldızların fiziksel yapısına uygulayan astrofizikçi Robert Emden öldü. Gök fiziğine getirdiği termodinamik yaklaşımlarla tanındı.

1980 Suriye SSCB Dostluk ve İşbirliği antlaşması imzalandı. İsrail-Mısır barışı bütün Arap dünyasında bir Amerikan karşıtlığının şiddetlenmesine neden olduğu için, Sovyetler bu durumdan
 çok memnun kaldı. Camp David anlaşmalarına ve barışa karşı
 tepki, bir bakıma Sovyetlerin Orta Doğu'daki nüfuz imkanlarını arttırıyordu. Arap devletleri içinde de özellikle Suriye Sovyetlerle ilişkilerini genişletti ve 8 Ekim 1980'de, "Dostluk ve İşbirliği" antlaşması imzalandı. 15 maddelik antlaşmanın 5'inci maddesine göre, taraflardan herhangi birinin barış ve güvenliğinin tehdit edilmesi halinde,
bu tehdidin bertaraf edilmesi ve barışın yeniden tesisi amacı 
ile işbirliği yapmak için derhal birbirleriyle temasa geçeceklerdi. Buna karşılık, Amerika ve Batı dünyası da Sedat'ı destekledi.
 Sedat, özellikle Amerika'dan gayet geniş ekonomik ve askeri yardım almaya başladı. 7 Ekim 1981'de bir suikasta kurban giderek hayatını kaybettiğinde, İsrail'in Sina'dan tamamen çekildiğini görememişti. Fakat, gerçekten İsrail 27 Nisan 1982'de Sina'dan tamamen çekilince, Mısır Sina'ya tekrar kavuştu.

Oyun yazarı Nazım Kurşunlu öldü.

1984 Almanya'da Gorleben Nükleer santralı çevrecilerce kuşatıldı.

1985 Akdeniz'de Arap korsanlar İtalyan gemisini ele geçirdi.

1992 Willy Brandt öldü.

 
ada isimli Üye şuanda  online konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
7 Ekim ada Önemli Günler ve Olaylar 2 1 hafta önce 22:33
6 Ekim ada Önemli Günler ve Olaylar 3 1 hafta önce 22:45
5 Ekim ada Önemli Günler ve Olaylar 4 2 Hafta önce 14:47
2 Ekim ada Önemli Günler ve Olaylar 1 4 Hafta önce 06:32
1 Ekim ada Önemli Günler ve Olaylar 3 4 Hafta önce 22:00


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:42.

Forumumuz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan, yer sağlayıcı olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, forum yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, ekyasal@gmail.com mail adresinden bize ulaşabilirler.


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.