Eski Kitaplarım - Eskiden günümüze kitaplar  

Go Back   Eski Kitaplarım - Eskiden günümüze kitaplar > E-Kitaplar - Mizah Dergileri - Dergiler - Cizgi Romanlar > Araştırma ve İnceleme Kitapları


Cevapla
 
Seçenekler
Alt 10-12-2016   #1
delikgöz
 
Üyelik tarihi: Dec 2014
Mesajlar: 155
User ID: 32768
Tecrübe Puanı: 105672932
Reputation: 1056729297
delikgöz Süper Üyedelikgöz Süper Üyedelikgöz Süper Üyedelikgöz Süper Üyedelikgöz Süper Üyedelikgöz Süper Üyedelikgöz Süper Üyedelikgöz Süper Üyedelikgöz Süper Üyedelikgöz Süper Üyedelikgöz Süper Üye
Standart Jacques Derrida - Göstergebilim ve Gramatoloji

İyi okumalar,


[Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]
 

Konu zamangezgini tarafından (10-12-2016 Saat 23:57 ) değiştirilmiştir..
delikgöz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 10-12-2016   #2
zamangezgini
 
zamangezgini - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2012
Mesajlar: 1.004
User ID: 268
Tecrübe Puanı: 214748371
Reputation: 2147483647
zamangezgini Süper Üyezamangezgini Süper Üyezamangezgini Süper Üyezamangezgini Süper Üyezamangezgini Süper Üyezamangezgini Süper Üyezamangezgini Süper Üyezamangezgini Süper Üyezamangezgini Süper Üyezamangezgini Süper Üyezamangezgini Süper Üye
Standart



GİRİŞ

Batı felsefesinin en önde gelen kişiliklerinden biri olan Jacques Derrida, 1930 yılında Cezayir’de Sefardim bir Yahudi ailesinde doğmuştur. 1949 yılında Fransa ‘ ya gelen Jacques Derrida Sorbonne’ da dört yıl geçirdikten sonra 1964’ te yirmi yılını vereceği Ecole Normale Superieure’ ye geçti. Baltimore’da John Hopkins üniversitesinde düzenlenen ve bugün artık çok ünlenmiş bir konferanslar dizisi çerçevesinde verdiği” yapı, gösterge ve oyun” başlıklı konferansları 1966 yılında vermeye başladı. Derrida bir yıl sonra, “Kitabın Sonu ve Yazını Başlangıcı’ nın ilanıyla başlayan bir kitap” olan Of Grammatolgy’ yi yayınladı[1].Diğer iki önemli yapıtları; Speech and Phenomena ve Writting and Differance tır. Bu üç eser özellikle onun Post yapısalcılık içerisinde ki temel felsefesini ortaya koymuştur.
Geleneğin dışındaki filozoflardan yararlanır Derrida ve onları şükranla anar. Heidegger’den varlığı bozuma sokmayı, Nietzsche’den ise bilgiyi bozuma sokmayı miras alır. Yapısalcıların sıkı sıkıya Hegel’e sarıldıkları bir dönemde Hegel’i aşmayı çalışan postmodernistlerden de ayrılır. Çünkü Derrida Hegel’i büyük bir filozof olarak görür.
Derrida diğer bir post yapısalcı olan Foucault gibi insanlığın ve bilginin tarihçesi ile ilgilenmez, anlama ve dil olguları önemlidir onun için. Dili bir iletişim aracı olarak görmez sadece.
Bu çalışma içerinde Derrida ;Yapı bozum, Mevcudiyet Metafiziği ve İkili Zıtlıklar ve Differance kavramlarıyla elden geldiğince irdelenmeye çalışılacaktır.Bu çerçevede bilgi kuramına bakışı ile nesnellik- öznellik ayrımı ele alınacaktır.


Yapı Çözüm

Derrida’ nın metin okumalarını ve düşüncelerini anlamak için “ yapı çözüm” kavramını da anlamamız gerektiğini düşünüyorum. Derrida bizzat “ Japon Bir Dosta Mektup” adlı yayımlanmış mektubunda bu kavramı açıklamaya çalışmış ve kavramın sözlüksel anlamını vermeye çalışmıştır. Sözcüklerin kuruluşunu dizilişini bozmak, bir bütünün parçalarını sökmek gibi açıklamalarla sözlüksel anlamını vermiştir öncelikle Derrida. Yapı çözümü aynı zamanda yapısalcı bir davranış olarak nitelemekte, en azından yapısalcı sorunun gereğini üstlenen bir davranış olarak görüyor. Yapıları dilsel, “söz merkezci”, toplum kuramsal, siyasal, kültürel ve özellikle ve öncelikle felsefi her türden yapıları sökmek, (defaire) , ayrıştırmak (decomposer), tortusunu çözmek( desendimenter) söz konusuydu. Ama belli bir anlamda yapısalcı devinimden daha tarihsel bir devinim olan yapıları sökmek, ayrıştırmak ve tortusunu çözmek olumsuz bir işlem değildi. Yıkmaktan çok bir bütünlüğün nasıl yapılandığını sorgulamak içinde onu yeniden yapılandırmak gerekiyor diye açıklıyor Derrida[2]. Eylemin çelişkilerini göstermek ve bunu özellikle pratikte başarmak olarak tanımlar. Gramatikal ve söz merkezci olanın çelişkisi ve hiyerarşisi yapı çözmenin ana ilkesi gibidir. Derrida kendi yapı çözümünü alıntılar içinden onların yıkımının tozları arasından ortaya çıkarır.[3]
Derrida dil anlayışında Saussure’ci her göstergeye birlik gözüyle bakan anlayışa karşı çıkar. Farklılaşmış yazılı ya da sesli imge gösteren , gösterilen ise farklılaşmış bir düşünce ya da sesli imgedir. İkisi göstergeyi oluşturur ve bu bir bileşimdir Saussure’da[4]. Derrida ise düşünce ile sözün birliğine inanmıyor. Gösterge her zaman bir ayrımlaştırmayı yansıtır. Gösteren ve gösterilen sürekli birbirinden kopar, yeniden bir araya gelir. Anlam hiçbir zaman kendisiyle özdeş değildir. Gösterge farklı bağlamlarda farklı anlamlara bürünür[5]. Örneğin su göstereni bir çok gösterilene işaret edebilir. Su, yağmur suyuna, bir nehire , moleküllerine yani H2O’ya işaret edebilir.


Mevcudiyet Metafiziği:



Derrida başta Husserl olmak üzere dolaysız kesinlik alanına olan inanışlarına karşı çıkar. Bulunuş olanağını reddeder ve “şimdi” diye tanımlanabilecek belli tikel “an”a karşılık bulunuşu da reddeder. Geçmişte ne olup bittiğinden emin olamayız, gelecekte de neler olacağından ya da şimdi başka yerlerde de neler olduğundan emin olamayız. Ancak bulunuşa karşı bilgimizden emin olabiliriz[6]. Felsefede mevcudiyetin bu kadar önemsenmesi konuşmanın yazıya üstün gelmesine neden olmuş. Batı felsefesinin hep ses, konuşma üzerinde durmasını eleştirir Derrida. Konuşma var olmayla ilgilidir, yazı ise ertelemenin bir işareti gibidir. Derrida konuşmanın yani sesin üstünlüğünü phonocentirism der ve bunu logocentirisme bağıtlamaya çalışır.Logos Yunandan beri akıldan ve tanrısal bir kaynaktan beslenmenin anlamını taşıyor. Batı felsefesinin aşkın bir kavrama olan bağlılığını belirtiyor burada logos kavramını kullanarak Derrida ve dilin dışardan bir merkezden bu aşkın yetkelerce şekillendirildiğini belirtiyor. Batı felsefesinin bütün inançlarımızın temelini oluşturan bir öz ya da doğruluk ortaya koymaya çalıştığını ve aşkın gösteren ve aşkın gösterilen dengesi kurmaya çalışan bir düzen özlemi vardır. Batı felsefesinin temel yanılgılarından biri de usun dili dikkate almaksızın dünyayı kavrayabileceğini ve bununla salt otantik bir doğruya kavuşacağını düşünen yapısıdır[7].


İkili Zıtlıklar ve Différance



Post-yapısalcılık da tıpkı yapısalcılık gibi tüm yapıların ikili zıtlıklardan oluştuğunu savlarlar Yapısalcılar ikili zıtlıkları anlamı üretmede temel bir yol olarak görür. Derrida da sistemlerin daima temel zıtlıklar üzerine kurulu olduğunu söyler ve yapısalcıları bu karşıtlıkları “bozuma”uğratmadıkları dolayısıyla yeterince sorgulamadan kabul ettikleri için de eleştirir. Fakat Derrida’nın ikili zıtlıklar üzerine tahlili oldukça farklıdır. Ona göre, sistem içerisinde ikilinin bir tarafı daima diğerinden daha vurguludur. Karşıtlıklar bir şeyleri görmenin yoludur ona göre. Karşıt terimler birinin yalnızca diğerinin içinde varolabileceğini göstermek yoluyla karşıtlıkları yok eder . Örneğin beyaz olmadan siyahı anlatmak anlamsız olacaktır. İkisi karşıtlıkları ile birbirlerini var ederler. Burada ikili zıtlıklardan sonra Derrida’nın yarı kavram olarak adlandırdığı Fransızca différance’ ı da kavramamız gerekiyor. Derrida aslında bu kavramı iki anlamda kullanıyor. Erteleme ve ayrımlaştırma ya da farklılaştırma anlamında. Differance geçmişte olanı şimdi zamanda var eden mevcut kılandır. Derrida söz merkezci gösterge kuramına yani yapısalcılara eleştiri oklarını burada da yönlendirir ve geleneksel sessel imgenin göstergenin burada olmayanı imlemesinden bahseder. Derrida’nın bu kavramı anlatılırken kullanılan bir örneği ben de kullanarak biraz canlandırmak istiyorum. Örneğin: Her “köpek” denildiğinde birden fazla “köpek imgesi” işaret edilir. Fakat gerçek köpek, o sırada anlatılmak istenen şey, o sırada orada değildir, varolmaz. Derrida’ya göre gösterge “olmayan bir mevcudiyete” işaret eder, “yokluğun mevcudiyetine.” Bizim kullandığımız, anlattığımız nesne mevcut olandan ziyade gösterge haline gelir, fakat göstergenin gerçek anlamı ve gerçekten işaret ettiği şey daima ertelenir, sonradan gelir. Derrida dili gösterenlerin sonsuz bir oyunu olarak niteliyor. Ayrımlar arasında geçen bir oyun bu ve ayrımlar da ayrımların ürünleri olan gösterenlerden kaynaklanır. Yukarıda da açıkladığım gibi bu sonsuz bir ertelemedir ve sonraya bırakmayı içerir. Yukarıda siyahın varlığını beyazın varlığından farklılığıyla açıkladığını söylemiştim. İkili zıtlıklar içinde birbirlerine karşıt olmaktan doğan varlıklarını ortaya koyma süreci de différance nin farklılaşma sürecini kapsamaktadır[8].

Sonuç Yerine Bilgi Kuramına Bakışı ve Nesnellik –Öznellik Ayrımı


Derrida epistemolojide bilginin nasıl elde edileceğine bakıyor,insan zihninin dış gerçekliği temsil edip edemeyeceği sorunu ortaya çıkıyor epistemolojide karşısına. Oysa onun hakikat olarak adlandırdığı yorum bilimde anlamanın olanaklı olup olmadığı yani bilgiyi anlamanın bağlamına göre göreliliği ortaya konuyor. Bundan sonra Derrida’nın sorunu metinin ne biçimde okunacağı oluyor[9]. Metni okurken metin yazarını gizli niyeti olmuyor anlaşılmaya çalışılan, okunan ve anlam verilmeye çalışılan sadece metin oluyor. Derrida metin okumada gizli bir anlam arayışı ve dış gerçeklikle ilgili bir nedensel bağ kurmaktan uzak duruyor. Yapı bozum yöntemi ile ikili karşıtlıkların bir birlerinin içinde var olduğunu göstererek o Batı felsefesini aşkın kavramlarını hiyerarşisini de çözerek özgün bir yorum sonsuz bir anlama sağlanabilir düşüncesindedir Derrida.

Derrida’nın metin okuma yöntemi nesnellik- öznellik ayrımını da yapar bir bakıma. Metni okuyan bireyin semantik yüklemesi ile metni kaleme alan bireyin yaptığı semantik yükleme yani sembollerin anlamlarının arasında bir fark söz konusudur. Her birey metni okurken kendi önemseme ölçeğini ortaya koyacak ve yorumlar yapacak bu anlamlandırmanın göreceliliğini ortaya çıkarır. Yapısalcıların nesnelliğine öznellikle yanıt veren post yapısalcılık da Derrida yorum yaparak gerçekliğe ulaşılacağını özellikle vurgular. “ Derrida sözcükler ilk duyduğumda ne olduklarını anlayacağım somut varlıklar değildirler diye belirtir Writing and Difference kitabında.Sözcüklerin söylendikleri an ses olmaktan ya da yazıldıkları an çizgi olmaktan öteye gidemediklerini belirtir. Ona göre sese ve çizgiye anlam kazandıran ,duyan ya da gören kişinin bilincidir, düşüncesidir.Bilinç ve düşünce ise akıcıdır, değişkendir.”[10]

Kaynakça

Akay Ali, Yapı Bozma ve Plastik Sanatlar, TOPLUMBİLİM Jacques Derrida Özel Sayısı, İstanbul, Bağlam Yayınları Sayı :10, 1999
Cevizci, Ahmet, Felsefe Sözlüğü, Paradigma Yayınları, İstanbul , 2000
Derrida jacques, Japon Bir Dosta Mektup, TOPLUMBİLİM Jacques Derrida Özel Sayısı, İstanbul, Bağlam Yayınları Sayı :10, 1999
Derrida Jacques, Differance, TOPLUMBİLİM Jacques Derrida Özel Sayısı, İstanbul, Bağlam Yayınları Sayı :10, 1999
Doltaş Dilek Postmodernizim ve Eleştirisi, İstanbul, İnkılap Kitapevi,2003
Gordon Marshall, , Sosyoloji Sözlüğü, çev. Osman Akınhay-Derya Kömürcü, Bilim ve Sanat Yayınevi, Ankara, 1999
Kristeva Julia - Derrida Jacques, Göstergebilim ve Gramatoloji, , TOPLUMBİLİM Jacques Derrida Özel Sayısı, İstanbul, Bağlam Yayınları Sayı :10, 1999
Payne Mihael, Schad Jhon (der), Teoriden Sonra Hayat. İstanbul, Agora Kitaplığı, 2004
Sarup Madan, Post-Yapısalcılık ve Postmodernizim, Ankara, Ark Yayınevi, 1995
Şaylan Gencay, Postmodernizm, İstanbul, İmge Kitabevi, 2002

Tekeli İlhan, Modernite Aşılırken Siyaset, İstanbul, İmge Kitabevi, 1999




[1] Teoriden Sonra Hayat, Mihael Payne, Jhon Schad (der), İstanbul, Agora Kitaplığı, 2004, sf:2-3

[2] Jacques Derrida, Japon Bir Dosta Mektup, TOPLUMBİLİM Jacques Derrida Özel Sayısı, İstanbul, Bağlam Yayınları Sayı :10, 1999

[3] Ali Akay, Yapı Bozma ve Plastik Sanatlar, TOPLUMBİLİM Jacques Derrida Özel Sayısı, İstanbul, Bağlam Yayınları Sayı :10, 1999


[4] Marshall, Gordon, Sosyoloji Sözlüğü, çev. Osman Akınhay-Derya Kömürcü, Bilim ve Sanat Yayınevi, Ankara, 1999

[5] Julia Kristeva- Jacques Derrida, Göstergebilim ve Gramatoloji, , TOPLUMBİLİM Jacques Derrida Özel Sayısı, İstanbul, Bağlam Yayınları Sayı :10, 1999


[6] Madan Sarup, Post-Yapısalcılık ve Postmodernizim, Ankara, Ark Yayınevi, 1995, Sf:43-44


[7] Sarup, Post-Yapısalcılık ve Postmodernizim, ss:45-46-47

[8] Sarup, Post-Yapısalcılık ve Postmodernizim, ss:53-54-55, Jacques Derrida, Differance, TOPLUMBİLİM Jacques Derrida Özel Sayısı, İstanbul, Bağlam Yayınları Sayı :10, 1999


[9] İlhan Tekeli, Modernite Aşılırken Siyaset, İstanbul, İmge Kitabevi, 1999, sf:42-43

[10] Dilek Doltaş, Postmodernizm ve Eleştirisi, İstanbul, İnkılap Kitabevi, 2003, Sf:39

Marxist felsefenin sadece politik olarak yayılmayıp sanat dallarına da ilham olmasından sonra felsesi akımlar mimari için yeni kaynaklar olmuştu. Derrida'nın avant-gardları arasında bulunduğu Dekonstrüktivizm(yapı bozum, yapı çözüm) 1970'lerden sonra mimariye yeni soluk katmıştı. Peter Eisenman mimar kişisiyle ilk kütle kazandı Dekonstrüktivizm. Sonra Zaha Hadid, Daniel Libeskind adlı mimarlarla zirveye ulaştı. Türkiye'ye halen ulaşmamasına rağmen, günümüz mimari akımları arasında halen revaçtadır.
Peter Eisenman-Wexner Center For the Arts-1989-ABD
Kütledeki ayrışma dikkatinizi görebilirsiniz.


Daniel Libeskind - Jewish Museum Berlin -1989- Almanya
Bu yapı tam bir şahaserdir ve akımın en öneml yapısıdır.
Dışaradan estetiğini çözmek güçtür. Gizli çizgiler formlar barındırır.




Sosyalist Forumdan alınmıştır.
 
__________________
zamangezgini isimli Üye şuanda  online konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 10-13-2016   #3
ada
 
Üyelik tarihi: Aug 2012
Mesajlar: 6.904
User ID: 2669
Tecrübe Puanı: 141004647
Reputation: 1410046350
ada Süper Üyeada Süper Üyeada Süper Üyeada Süper Üyeada Süper Üyeada Süper Üyeada Süper Üyeada Süper Üyeada Süper Üyeada Süper Üyeada Süper Üye
Smile Teşekkürler

Teşekkürler
 
ada isimli Üye şuanda  online konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 10-13-2016   #4
bertol
 
Üyelik tarihi: Feb 2013
Mesajlar: 198
User ID: 18888
Tecrübe Puanı: 69893911
Reputation: 698939067
bertol Süper Üyebertol Süper Üyebertol Süper Üyebertol Süper Üyebertol Süper Üyebertol Süper Üyebertol Süper Üyebertol Süper Üyebertol Süper Üyebertol Süper Üyebertol Süper Üye
Standart

çok teşekkürler
 
bertol isimli Üye şuanda  online konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 01-07-2017   #5
cml
 
cml - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2014
Mesajlar: 1
User ID: 28395
Tecrübe Puanı: 0
Reputation: 10
cml Yeni Üye
Standart aster

bilgi teorisi ve mantık kitabını eklemeniz mümkün mü
 
cml isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 01-10-2017   #6
hicetin
 
Üyelik tarihi: Jul 2012
Mesajlar: 1.296
User ID: 1301
Tecrübe Puanı: 5224168
Reputation: 52241616
hicetin Süper Üyehicetin Süper Üyehicetin Süper Üyehicetin Süper Üyehicetin Süper Üyehicetin Süper Üyehicetin Süper Üyehicetin Süper Üyehicetin Süper Üyehicetin Süper Üyehicetin Süper Üye
Standart

teşekkür ederim, elinize sağlık.
 
hicetin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 01-18-2017   #7
baybora1966
 
Üyelik tarihi: Jan 2014
Mesajlar: 1.538
User ID: 25375
Tecrübe Puanı: 874632
Reputation: 8746276
baybora1966 Süper Üyebaybora1966 Süper Üyebaybora1966 Süper Üyebaybora1966 Süper Üyebaybora1966 Süper Üyebaybora1966 Süper Üyebaybora1966 Süper Üyebaybora1966 Süper Üyebaybora1966 Süper Üyebaybora1966 Süper Üyebaybora1966 Süper Üye
Standart

eyw. çok teşekkürler
 
baybora1966 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
jacques derrida - göstergebilim ve gramatoloji


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Jacques Derrida - Edebiyat Edimleri Elon Man Felsefe - Sosyoloji Kitapları 6 10-26-2016 23:35
Jacques Derrida - Öteki Hedef (Başka Baş) Elon Man Araştırma ve İnceleme Kitapları 11 10-24-2016 17:39
Jacques Bergier - Lanetli Kitaplar - Düzenlenmiş (PDF e-kitap ) zamangezgini Fantastik ve Bilimkurgu Kitapları 17 01-18-2016 03:54
Jacques Bergier - Zamanın Gizli Sahipleri zamangezgini Fantastik ve Bilimkurgu Kitapları 7 10-18-2014 12:28
Jacques Derrida - Sınırlı Ekonomiden Genel Ekonomiye Sakınımsız Bir Hegelcilik odradek Makaleler 4 08-25-2012 15:22


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:28.

Forumumuz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan, yer sağlayıcı olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, forum yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, ekyasal@gmail.com mail adresinden bize ulaşabilirler.


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.