Eski Kitaplarım - Eskiden günümüze kitaplar  

Go Back   Eski Kitaplarım - Eskiden günümüze kitaplar > E-Kitaplar - Mizah Dergileri - Dergiler - Cizgi Romanlar > Yazarlar - Hayatları ve Eserleri


Cevapla
 
Seçenekler
Alt 10-12-2013   #1
Alladierre
 
Alladierre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2013
Mesajlar: 419
User ID: 22064
Tecrübe Puanı: 214748369
Reputation: 2147483647
Alladierre Süper ÜyeAlladierre Süper ÜyeAlladierre Süper ÜyeAlladierre Süper ÜyeAlladierre Süper ÜyeAlladierre Süper ÜyeAlladierre Süper ÜyeAlladierre Süper ÜyeAlladierre Süper ÜyeAlladierre Süper ÜyeAlladierre Süper Üye
Standart Fyodor Mihayloviç Dostoyevski


Alıntı:
Fyodor Mihailoviç Dostoyevski 30 Ekim 1821'de Moskova'da babasının bir doktor olarak görev yaptığı Yoksullar Hastanesi'ne ait bir apartmanda doğdu. 1837'de annesinin ölümünün ardından babasının yanından ayrılarak St. Petersburg'a taşındı ve orada Askeri Mühendislik Okulu'na kabul edildi.

Mühendislik Okulu'ndaki sınavların ardından, Dostoyevski üsteğmenliğe getirildi. Ama 1844'de cebinde üzerine "sivil giysi alacak parası" bile olmayan Dostoyevski kendini yazın sanatına adamak için görevindenayrıldı. 1846'da ilk romanı İnsancıklar'ın çıkışıyla, genç yazarlar arasında en büyük gelecek vaadedeni olarak görüldü. Ardından bir dizi eser bırakarak 28 Ocak 1881'de öldü.
Alıntı:
Forumumuzda Paylaşılan Kitapları;
  1. [Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]
  2. [Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]
  3. [Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]
  4. [Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]
  5. [Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]
  6. [Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]
  7. [Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]
 
__________________
FK* Kitaplığı
j.ALL

Konu Alladierre tarafından (10-13-2013 Saat 18:09 ) değiştirilmiştir..
Alladierre isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 10-12-2013   #2
Alladierre
 
Alladierre - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2013
Mesajlar: 419
User ID: 22064
Tecrübe Puanı: 214748369
Reputation: 2147483647
Alladierre Süper ÜyeAlladierre Süper ÜyeAlladierre Süper ÜyeAlladierre Süper ÜyeAlladierre Süper ÜyeAlladierre Süper ÜyeAlladierre Süper ÜyeAlladierre Süper ÜyeAlladierre Süper ÜyeAlladierre Süper ÜyeAlladierre Süper Üye
Standart

19. yüzyılın ikinci yarısında ün salan ve Batı'da en çok tanınan üç usta yazardan- Tolstoy, Çehov ve Dostoyevski- sonuncusu, Batı edebiyatının gelişesinde çok büyük etkisi olmuş, bir edebiyat dahisi, ''Suç ve Ceza'' ve ''Karamazov Kardeşler'' gibi klasiklerin Rus yazarı.

Feodor Mihayloviç Dostoyevski 30 Ekim 1821 yılında Moskova'da doğdu. Askeri doktor olan babası Mihail Andreyeviç Dostoyevski oldukça sert bir adamdı. En büyük tutkusu içkiydi ve ailesini sıkı bir disiplin altında yönetiyordu. Kocaman kız oldukları halde kızlarının yalnız başlarına sokağa çıkmasına izin vermezdi. Dört oğluna ise bir başçavuş sertilğiyle davranıyordu. Çok çabuk sinirlenir, çocukları ise kaçacak delik ararlardı. Adamın başka bir özelliği de cimriliğiydi. Durumunun iyi olmasına rağmen, çocukları 16 17 yaşına gelene kadar onlara cep harçlığı bile vermemişti. Anne Dostoyevski ve çocuklar, yaz aylarını Tula'da geçiriyorlardı. İşte Feodor babasına hizmet eden köylülerle bu sırada tanıştı ve onlara bağlandı. Bu deneyim, çocuğun gelecekteki yaşantısı üzerinde çok derin etki yaratacaktı.

1837'de annesini kaybeden Feodor, ağabeyiyle birlikte mühendislik okuluna girmek üzere başvurdular.

Karısının ölümünden sonra kendini büsbütün içkiye veren baba Dostoyevski ise artık çalışamaz hale geldi ve toprağına çekildi. Burada köylülere ve kölelerine o kadar kötü davrandı ki en sonunda kendisini öldürmelerine yol açtı.

Feodor ise 1834 yılında mühendislik okulunu bitirip orduya katıldı. Kendisi için hiç bir anlamı olmayan bir hayata dalmıştı. Bohem çevrelere dadandı, maaşına ve topraktaki payından aldığı yıllık 5.000 rublelik gelire karşılık devamlı sıkıntı içindeydi. Bilardoya merak salmıştı ve hep kaybediyordu. Hayatı boyunca serseri yaşamı nedeniyle, son yıllarında kitaplarından sağladığı gelirin dışında hep yoksulluk içinde kıvrandı.

Bu garip kontrol dışı davranışlarına karşılık, hayatını baştan başa değiştirecek olay yaklaşıyordu. Edebiyatla ilgilenmeye başlamıştı ve işe Balzac'ın ''Eugenie Grandet''sini Rusçaya çevirmekle başladı. Ordudaki hayattan da iyice sıkılmıştı. Abeyine 1843 yılında yazdığı mektupta, '' Askerlikten patatesten nefret ettiğim kadar nefret ediyorum'' diye yazmıştı. Ertesi yıl da daha fazla dayanamayarak istifa etti. Kararını kardeşine mektupla haber verirken şöyle diyordu: ''Hiç pişman değilim. Bir ümidim var. Romanımı bitirmek üzereyim. Orjinal bir eser olacak.''

Dostoyevski, romanını Oteşestvenya Zapiski adlı ünlü bir edebiyat dergisinde yayınlatmayı ummuştu; fakat aradan bir yıl geçtiği halde dergi, romanında önemli değişiklikler yapmadıkça, eserini yayınlamayı reddetmeye devam ediyordu. O da istenen değişiklikleri yapmak yerine, eserini kendi hesabına bastırmayı kararlaştırdı ve kazanacağı parayla borçlarını kapatabileceği umuduyla 1846'da ''İnsancıklar''ı yayınladı. Kitabı okuduktan sonra zamanın ileri gelen eleştirmenlerinden biri, ona şu mektubu gönderdi: ''Siz sorunun ruhunun en derinlerine varmış ve birkaç çizgide büyük bir gerçeği ortaya koymuşsunuz. Sizden rica ediyorum, yeteneğinizi değerlendirin ve ona karşı hep dürüst olun. Böylece büyük bir yazar olabilirsiniz.''

Eserini öven yalnızca bu eleştirmen değildi. Dostoyevski bir gün içinde ününün doruğuna ulaştığını gördü. Ağabeyine, ''Herşey adeta bir mucize gibi oldu,'' diyordu.

Fakat üne kavuştuktan sonra iyice küstahlaşarak kendisine hayran olan insanlara sert şekilde davranan Dostoyevski'nin bu tutumu, taşradan geldiği için alaya alınmasına ve küçük düşmesine neden oldu. İnsancıklar'ın hızlı gelen başarısından sonra durgun ve başarısız bir dönem geçirdi. Saldırgan hareketleri yüzünden yapayalnız kalan yazarın borçları başına dert oldu. Bu yüzdende yazmaya yeterli zamanı ayıramaz olmuştu. İlk başarısını tekrar yakalayamayacakmış gibi görünüyordu. Edebiyat dünyasının kendisine karşı alaycı tutumu ise artarak devam etmekteydi.

Alıntı:
İnsan ruhu, şeytanın tanrıyla savaştığı bir savaş alanıdır.
Bu çevrenin kapılarının yüzüne kapanmasıyla Dostoyevski bir başkasına döndü ve reformculara katıldı. Hükümet her türlü söz özgürlüğünü yasaklayan ve köylülerin kölelikten kurtulmalarını öngören yazıları sansür edecek çalışmalar yapıyordu. Dostoyevski iki nedenden bu konuyla yakından ilgiliydi; biri yazar olarak, ikincisi de babasının Tula'daki toprağı yüzündendi.

23 Nisan 1849 yılında Çarlık polisi tarafından yatağında tutuklanan Dostoyevski, grubun diğer yirmi üyesiyle beraber 22 Aralık'ta kurşuna dizilmek üzere Semyonevski alanına götürüldü. Tam asılacakken ölüm cezasının hapis cezasına çevrilmesiyle Omska'ya gönderildi. Dostoyevski, dört yıl boyunca çektiği acıları, 1861'de yayınlanan ''Ölüler Evinden Anılar''da anlatmıştır. Dostoyevski biraz olsun toparlanabilmek için er olarak yeniden orduya girdi. Buradayken ''Ölü Evi''ni yazmaya başaldı. Bir subayın karısı olan Mariya Isssyev'e aşık olan Dostoyevki, subay ölünca dul eşiyle evlendi.

1858'de sürgün dönemi sona erdi ve St. Petersburg'a dönmesine izin verildi. ''Ölüler Evinden Anılar''ı burada tamamladı ve eseri kitap haline getirmeden önce, Vremya dergisinde yayınladı.

Karısı vereme yakalanmış, Sibirya'daki Tver şehrine dönmüştü. Dostoyevski bundan yararlanıp ilk defa yurt dışına çıktı; 1862'de Paris, Londra ve Cenevre'yi ziyaret etti. 1863'te Roma'ya geçti. Ardından Almanya ve Danimarka'yı dolaştı.

Karısının ve çocuğunun masraflarını karşılayabilmek için, edebiyattan kazandıklarını arttırmak hevesiyle kumara başladı. Rulet oynuyordu. Şansı yaver giden yazar bir gecede 10.000 frank kazandı ertesi gece 3000 frank daha ekledi. Ama bir gece sonra 5.000 dışında kazandıklarının hepsini kaybetti.

1864'te karısını, ağabeyi Mihail'i, dostu ve meslektaşı Apollon Grigoriyev'i kaybetti.

1862 ve 1863 yılları arasında Avrupa'ya birlikte gittiği arkadaşı Pauline Suslov'la evlenerek, ilk mutsuz evliliğini unutmayı tasarladı. Ancak Pauline, verdiği sözden caydı. Bu sırada Dostoyevski ''Suç ve Ceza''üzerinde çok sıkı bir şekilde çalışmaktaydı ve oyalanmamak için Wiesbaden'e gitmişti. Pauline de bunu bahane edip aralarındaki ilişkiyi kesti.

Dostoyevski'nin Wiesbaden'de bulunduğu sırada ''Yeraltından Mektuplar'' yayınlandı. Yeni bir deha ortaya çıkıyordu ve bu eleştirmenlerin ciddi şekilde ilgisini çekmeye başlamıştı. Bu sırada ağabeyi Mihail'in ardında bıraktığı borçları da üstlenen Dostoyevski, yine mali sıkıntı çekiyordu.

''Suç ve Ceza'' 1866'da tefrika halinde yayınlandı. Bu sayede borçlarından kurtulabilir, maddi yönden bolluğa kavuşabilirdi, fakat bunun yerine daha da kötü duruma düştü. Kitabı çeşitli tepkilerle karşılaştı. Çağının çok ilerisinde yazan yazar bir türlü tam olarak anlaşılamıyordu. Eserini bölüm bölüm yazarken yayınlamıştı. Daha bunu tamamlamadan yarıda bırakıp bir başka romana başladı; ''Kumarbaz''.

Mümkün olduğu kadar çok yazmak büyük usta için bir tutku olmuştu ve bu yüzden gözleri bozuldu. Bu sefer genç bir steno tuttu. Adı Anna Snitkin olan stenoyla ilk defa 4 Ekim 1866'da tanıştılar ve 8 Kasımda da nişanlandılar. 1867 Paskalya yortusundan önce evlenip balayı için Avrupa'ya gittiler. Yola çıkarken, niyetleri dışarda iki üç ay kalmaktı; fakat dört yıl geçmeden Rusya'ya dönmediler. Dostoyevski en sonunda mutlu bir evliliğe kavuşmuştu. Karısı elinden geldiğince kocasına yardımcı oluyordu. Yazarın sadece kitaplarına konsantre olması için, alacaklılarla ve gürültücü akrabalarıyla o başetti.

Yabancı ülkelerde bulunduğu sırada, Dostoyevski asıl ününü sağlayan beş büyük romanından üçünü yazdı; ''Budala'', ''Ebedi Koca'' ve ''Ecinniler''. Anna Dostoyevski'nin ustaca yönetimi sayesinde bütün borçlar yavaş yavaş ödendi ve artık sadece rahat bir hayat sürebilecek kadar paraya sahip oldular. Büyük yazar, hayatında ilk defa mutluydu ve Rusya'nın geleceği üzerine fikirlerine ve gazeteciliğe ayıracak zaman bulabiliyordu. Ama Dostoyevski'nin gittikçe kötüleşen sağlığı, mutluluklarını gölgeliyordu. Daha çocukluğunda sara nöbetleri geçiren yazar gençliğinin başından itibaren bu hastalıktan çekmeye başlamıştı. Şimdi iyice başına bela olan hastalığı yazarı her an yazmaktan alıkoysa da 1879'da belkide eserlerinin en büyüğü ''Karamazov Kardeşler'' üzerinde çalışmaya başladı. Aynı yılın sonunda roman, Russki Weistnik dergisinde tefrika edildi, ondan sonraki yıl boyunca da tefrika yayınlanmaya devam etti. 8 Kasım 1880'de romanın son bölümünü yayınevine gönderdi.

25 Ocak1881'de yeniden hastalandı. Gece gelen krizden sonra artık pek fazla zamanı olmadığı anlaşılmıştı. Hasta yatağında karısından ona ''Sefahatten Dönen Oğul''dan parçalar okumasını istedi. Bir papaz da başında dua okuyordu. Son nefesini verinceye kadar aklı başında kaldı ve akşam saat sekiz buçukta öldü. Ölümünden sonra kitapları baskı üzerine baskı yapan büyük yazar, yalnızca Rus edebiyatında değil dünya edebiyatının gelişimde de büyük rol oynayan eserler yarattı.
Alıntı:
Nerede okumuştum, hani bir idam mahkumu ölümünden biraz önce şöyle söylemiş ya da düşünmüştü: 'Yüksek ve sarp bir kayalıkta, ancak iki ayağımın sığabileceği, dar bir çıkıntıda, dört bir yanım uçurumlar, okyanuslar, sonsuz bir gece, sonsuz bir yalnızlık ve hiç bitmeyecek bir fırtınayla sarılmış durumda yaşamak zorunda olsam ve bütün ömrümce, bin yıl boyunca, hatta sonsuza kadar o bir karış toprakta durmamda gerekse o şekilde yaşamak, şu anda bir yarım saat içinde ölecek olmaktan çok daha iyidir.' Yeterki yaşasındı, sırf yaşasın! Nasıl olursa olsun, ama yeter ki yaşasın! Suç ve Ceza'dan...
Alıntı:
Eserleri

Roman

* İnsancıklar (1846)
* Öteki (1846, 1978)
* Ev Sahibesi (1951, 1970)
* Beyaz Geceler (1934, 1983)
* Bir Yufka Yürekli (1957, 1985)
* Netoçka Neznanova (1937, 1964)
* Stepançikovo Köyü (1948, 1973)
* Ölü Bir Evden Hatıralar (1946, 1969)
* Ezilenler (1957, 1982)
* Yeraltından Notlar (1973, 1985)
* Suç ve Ceza (1945, 1984)
* Kumarbaz (1941, 1986)
* Budala (1941, 1985)
* Ebedi Koca (1955, 1984)
* Ecinniler (1960, 1984)
* Delikanlı (1946, 1985)
* Karamazov Kardeşler (1880)
* Başkasının Karısı
* Tatsız Bir Olay

Öykü

* Amcamın Rüyası (1868, 1973)

Günlük

* Bir Yazarın Günlüğü (günlük) 1975) Konuşma
* Batı Çıkmazı: Puşkin Üzerine Konuşma (1975)
[Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]
 
__________________
FK* Kitaplığı
j.ALL
Alladierre isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 10-12-2013   #3
ads
 
ads - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2012
Mesajlar: 775
User ID: 127
Tecrübe Puanı: 196314675
Reputation: 1963146690
ads Süper Üyeads Süper Üyeads Süper Üyeads Süper Üyeads Süper Üyeads Süper Üyeads Süper Üyeads Süper Üyeads Süper Üyeads Süper Üyeads Süper Üye
Standart

Bu şekildeki bir sunum yazarın biyografisine ve külliyatına ulaşmak isteyenler için büyük kolaylık.
Elinize, gözünüze sağlık değerli Alladierre.
 
ads isimli Üye şuanda  online konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 10-12-2013   #4
eskide
 
Üyelik tarihi: Apr 2013
Mesajlar: 336
User ID: 19859
Tecrübe Puanı: 107176923
Reputation: 1071769186
eskide Süper Üyeeskide Süper Üyeeskide Süper Üyeeskide Süper Üyeeskide Süper Üyeeskide Süper Üyeeskide Süper Üyeeskide Süper Üyeeskide Süper Üyeeskide Süper Üyeeskide Süper Üye
Standart

Teşekkür ederim. Her şey derli toplu oldu. Darısı bilgisayarımın içindeki dosyalara.
Bilgisayarda kullanılabilecek, kütüphane görünümlü bir kitap arşiv programı çok
faydalı olurdu. Moon Reader ve Aldiko gibi programları windows için de çıkartsalar keşke.
 
eskide isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 10-13-2013   #5
Son_Silahsor
 
Son_Silahsor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2013
Mesajlar: 333
User ID: 22097
Tecrübe Puanı: 214748369
Reputation: 2147483647
Son_Silahsor Süper ÜyeSon_Silahsor Süper ÜyeSon_Silahsor Süper ÜyeSon_Silahsor Süper ÜyeSon_Silahsor Süper ÜyeSon_Silahsor Süper ÜyeSon_Silahsor Süper ÜyeSon_Silahsor Süper ÜyeSon_Silahsor Süper ÜyeSon_Silahsor Süper ÜyeSon_Silahsor Süper Üye
Standart

Teşekkürler, umarım bir an önce tamamlanır.

(Diğer iletiyi sildim, Karamazov Kardeşler başlığına yazmak yerine buraya yazmışım.)
 
__________________
Ya hep ya hiç...

Konu Son_Silahsor tarafından (10-13-2013 Saat 03:29 ) değiştirilmiştir..
Son_Silahsor isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 10-13-2013   #6
musti34
 
musti34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
Mesajlar: 2.175
User ID: 11601
Tecrübe Puanı: 102576286
Reputation: 1025762784
musti34 Süper Üyemusti34 Süper Üyemusti34 Süper Üyemusti34 Süper Üyemusti34 Süper Üyemusti34 Süper Üyemusti34 Süper Üyemusti34 Süper Üyemusti34 Süper Üyemusti34 Süper Üyemusti34 Süper Üye
Standart

 
musti34 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 12-09-2014   #7
Tuna11
 
Tuna11 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2014
Mesajlar: 62
User ID: 31315
Tecrübe Puanı: 14651588
Reputation: 146515847
Tuna11 Süper ÜyeTuna11 Süper ÜyeTuna11 Süper ÜyeTuna11 Süper ÜyeTuna11 Süper ÜyeTuna11 Süper ÜyeTuna11 Süper ÜyeTuna11 Süper ÜyeTuna11 Süper ÜyeTuna11 Süper ÜyeTuna11 Süper Üye
Standart

Değerli hocalarım Dostoyevski'nin romanları 200 civarında ama Milli Eğitim Bakanlığı ve Beyazıt kütüphaneleri yeterli arşive sahip değiller bence.

İngiltere kütüphaneleri Türkiye'de olmayan tarih kitaplarını altın gibi koruyorlar. Türkiye'de 25 milyon İstanbul'da kütüphane sayısı yeterli olmadığı kadar arşivlerin çoğalmasına da gereken değeri devlet ve millet gereken özeni göstermiyor. Bütün Din kitaplarına saygılıyım; ama Türkiye'de her yerde %250 seviyede din kitapları seyyar üst geçit ve yerlerde satılıyor.
 
Tuna11 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 01-29-2015   #8
Tuna11
 
Tuna11 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2014
Mesajlar: 62
User ID: 31315
Tecrübe Puanı: 14651588
Reputation: 146515847
Tuna11 Süper ÜyeTuna11 Süper ÜyeTuna11 Süper ÜyeTuna11 Süper ÜyeTuna11 Süper ÜyeTuna11 Süper ÜyeTuna11 Süper ÜyeTuna11 Süper ÜyeTuna11 Süper ÜyeTuna11 Süper ÜyeTuna11 Süper Üye
Standart

(1846) İnsancıklar
(1846) Öteki
(1847) Dokuz Mektupları Romanı
(1847) Mr. Prokharchin
(1847) Ev Sahibesi
(1848) Polzunkov
(1848) Bir Yufka Yürekli
(1848) Kıskanç Koca
(1848) Namuslu Bir Hırsız
(1848) Bir Noel Ağacı ve Düğün
(1848) Beyaz Geceler
(1849) Netochka Nezvanova
(1857) Küçük Kahraman
(1859) Amcanın Rüyası
(1859) Stepanchikovo Köyü
(1861) Ezilmiş ve Aşağılanmışlar
(1862) Tatsız Bir Olay
(1862) Ölüler Evinden Anılar
(1863) Yaz İzlenimleri Üzerine Kış Notları
(1864) Yeraltından Notlar
(1865) Timsah
(1866) Suç ve Ceza
(1867) Kumarbaz
(1869) Budala
(1870) Ebedi Koca
(1872) Cinler/Ecinniler
(1873) Bobok
(1873–1881) Bir Yazarın Günlüğü
(1875) Delikanlı
(1876) Uysal Bir Ruh
(1876) Köylü Marey
(1876) Mesih'in Noel Ağacı Boy de
(1877) Bir Adamın Düşü
(1881) Karamazov Kardeşler
 
Tuna11 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 02-02-2015   #9
Tuna11
 
Tuna11 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2014
Mesajlar: 62
User ID: 31315
Tecrübe Puanı: 14651588
Reputation: 146515847
Tuna11 Süper ÜyeTuna11 Süper ÜyeTuna11 Süper ÜyeTuna11 Süper ÜyeTuna11 Süper ÜyeTuna11 Süper ÜyeTuna11 Süper ÜyeTuna11 Süper ÜyeTuna11 Süper ÜyeTuna11 Süper ÜyeTuna11 Süper Üye
Standart

KISA ÖYKÜLER

(1847) Dokuz Mektupları Romanı
(1847) Mr. Prokharçin
(1847) Ev Sahibesi
(1848) Polzunkov
(1848) Bir Yufka Yürekli
(1848) Kıskanç Koca
(1848) Namuslu Bir Hırsız
(1848) Bir Noel Ağacı Ve Düğün
(1848) Beyaz Geceler
(1857) Küçük Kahraman
(1859) Amcanın Rüyası
(1859) Stepançikovo Köyü
(1862) Tatsız Bir Olay
(1865) Timsah
(1870) Ebedi Koca
(1873) Bobok
(1876) Uysal Bir Ruh
(1876) Köylü Marey
(1876) Mesih'in Noel ağacı Boy de
(1877) Bir Adamın Düşü

Bu öyküleri elinden geldiği kadar paylaşan olursa çok mutlu olurum.

SÖZLERİ

-Bir ağacın önünden onu sevmeden, onun var oluşundan mutluluk duymadan geçilebileceğini aklım almıyor.

-Bence akıllı adam kendine en az ayda bir kez ahmak diyendir.

-İnsanoğlu, kendini feda etmekte bulduğu mutluluğu başka hiçbir şeyde bulamaz.

-İnsanların birbirini tanıması için en iyi zaman, ayrılmadan hemen öncedir.

-İnsan yaşamla ölümü aynı şey kabul ettiği zaman hürriyete kavuşur.

-Çocuklar insanın ruhunu iyileştirir.

-Gerçekçi insanlar araştırmalarının sonuçlarından korkmazlar.

-Dünyadaki pek çok üzüntünün kaynağı şaşkınlık ve söylenmesi gerekenlerin söylenmemesidir.

-Herkes her şeyden sorumludur.

-Hakkında yeni bir şey söylenemeyecek kadar eski bir mevzu yoktur.
 
Tuna11 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
dostoyevski, fyodor, mihailoviç, mihayloviç


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Dostoyevski - Karamazov Kardeşler ads Edebiyat Eserleri 29 1 hafta önce 18:12
Dostoyevski - Suç ve Ceza (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, epub) Son_Silahsor Edebiyat Eserleri 21 08-15-2017 05:08
Stefan Zweig - Üç Büyük Usta: Balzac, Dickens, Dostoyevski (ePub) kindlerr Edebiyat Eserleri 20 03-09-2016 11:18
Fiodor Mihayloviç Dostoyevski - Puşkin Üzerine Konuşma börklücemustafa Konferans, Sempozyum, Çalıştay Bildirileri 25 06-03-2015 09:47
Dostoyevski Suç Ve Ceza jean marcel Kitap Özetleri 3 11-01-2014 14:25


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 18:13.

Forumumuz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan, yer sağlayıcı olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, forum yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, ekyasal@gmail.com mail adresinden bize ulaşabilirler.


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.