Eski Kitaplarım - Eskiden günümüze kitaplar

Eski Kitaplarım - Eskiden günümüze kitaplar (http://www.eskikitaplarim.com/index.php)
-   Gerçek Yayınevi 100 Soruda Serisi (http://www.eskikitaplarim.com/forumdisplay.php?f=573)
-   -   Sina Akşin - Jön Türkler ve İttihat ve Terakki (http://www.eskikitaplarim.com/showthread.php?t=27194)

25Temmuz 05-09-2013 17:26

Sina Akşin - Jön Türkler ve İttihat ve Terakki
 
[Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]

Silinen paylaşımlardan... Bu seriye de başlamıştık, daha
önce paylaşılanları bana bildirirseniz buraya taşırım.
Tarayan yada Daha önce paylaşan arkadaşımız şayet
isterse kendi adına paylaşımı yeniden açabiliriz...
Kolay Gelsin

Tarama:

Soru 1: Osmanlı toplum yapısı hakkında neler söylenebilir?
Klasik Osmanlı toplumu (1450-1550) bir statü toplumu görüntüsündedir. Ayrıcalıklı sınıf olarak askeri sınıf yani yönetenler, öbür yanda reaya yani yönetilenler vardı. Askeri sınıf, başında bulunan padişahla birlikte ülkeyi yönetiyor, buna karşılık kendisine refah içinde yaşamasını sağlayan olanaklar veriliyordu. Ayrıca, bu sınıf vergi de ödemiyordu. Askeri sınıf ikiye ayrılıyordu: bir yanda icrai askeri zümre, öte yanda ulema zümresi. İcrai askeri zümre yönetim ve askerlik gibi yürütme işlerine bakardı. Bunlar padişah kulu idiler, yani padişahın buyurduğunu gözü kapalı yerine getirmekle yükümlüydüler. Padişah herhangi birinden hoşnut kalmazsa onu azletmek, yargılamadan cezalandırmak, hattâ öldürtmek (siyaseten katil) yetkisine sahipti. En küçük sipahiden, yeniçeriden, koca sadrıâzama kadar bütün icrai askeri zümre kuldu. Bunların, ya da atalarının birçoğu Hıristiyanlıktan devşirilmiş kimselerdi. Devletin yüksek mevkilerinde bulunan kullar, büyük servet biriktirecek durumda olurlardı. Onun için, öldüklerinde, mal varlıklarına devlet el koyardı (müsadere). Onlar da buna karşılık, çare olarak, müsadere edilemeyen vakıflar kurarak çocuklarını servetlerinden yararlandırma yoluna giderlerdi. Ulemaya gelince, din, adalet, eğitim işlerine bakarlardı. Bunlar kul olmadıkları için, yargılanmadan cezalandırılamazlar, malları da müsadereye tâbi değildi. Ulemanın kökeni -onlarda devşirme söz konusu olmadığı için- genellikle Türk ve muhakkak Müslümandı. Müsadere söz konusu olmayınca yüksek ulemanın biriktirdiği büyük servetler,öldüklerinde, vârislerine geçerdi. Böylece ortaya çıkan büyük ulema ailelerinin aristokratik bir kimliği bulunduğu söylenebilir. Zira bunlar yalnız serveti geçirmekle kalmıyorlar, adetâ yüksek ulemalık mesleğini de oğullarına geçiriyorlardı: Özellikle gerileme döneminde ulemalık kademelerini çabuk atlayabilmeleri için daha küçükten oğullarını ilmiyye mesleğine girmiş sayıyorlardı (beşik ulemalığı).

[Link'i Görebilmeniz İçin Kayıt Olunuz.! Kayıt OL]

zernuvis 05-09-2013 21:08

Teşekkürler.

kuzeyrus 06-02-2013 19:42

Teşekkür ederim Değerli 25Temmuz

Saygılarımla.

mavi kelebek 07-01-2013 11:57

Sevgili 25Temmuz,elinize ve emeğinize sağlık.Teşekkür ederim.

Hansoylu 10-21-2013 15:37

Teşekkürler...

lone_warrior 03-11-2014 03:52

Teşekkürler. Elinize sağlık.

certyle 05-08-2014 03:40

Teşekkür ederim.

umu 10-06-2014 02:37

25Temmuz'a teşekkür

genelog 08-16-2015 08:34

tavsiye ederim artik yazilmiyor boyle kitaplar

oguzhan357 06-21-2016 13:40

Tesekkurler sagolunuz efendim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 21:04.

Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.